Manavgat başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Manavgat Belediyesi’ne ilişkin ‘kumpas’ iddiasını yalanladı.

Manavgat başsavcılığının otel tadilatı, inşaat ruhsatı ve iskan başvurularında rüşvet alındığı iddiası üzerine başlattığı soruşturma sürüyor.
Soruşturmada 8 Temmuz’da Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ve yardımcıları Mehmet Engin Tüter, Sıla Ceyhan Berkaya, Gülsüm Özer dahil 19 kişi tutuklanmıştı. İkinci operasyonda gözaltına 16 kişiyse serbest bırakılmıştı.
İlk operasyonda Tüter’in makamına giden polis, başkan yardımcısından odasının bir köşede duran baklava kutusunu açmasını istemiş, görüntülerde kutudan 110 bin avro çıktığı görülmüştü.
Dün Antalya’da konuşan Özel ‘Tüter’e baklava kutusunu veren kişinin uyuşturucudan yakalandığını ve bir ay eğitilip belediyeye kumpasta kullanıldığını’ öne sürmüştü.
Antalya başsavcılığı konuşmadan hemen sonra Özel hakkında ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı.
Başsavcılık bugün de Özel’in iddiasını şu açıklamayla yalanladı:
“4 Temmuz’da yapılan operasyonda Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter, 110 bin avro rüşvet parasıyla suçüstü yakalandı
Soruşturma kapsamında yapılan takip esnasında Tüter, 30 Mayıs’ta Side Limanı bölgesinde bulunan üç farklı restoran ve eğlence mekanı sahibiyle iletişime geçerek bazı usulsüz taleplerini yerine getirmek karşılığında şahıslardan şifreli olarak bir şeyler istedi. Bunları alması için de şoförünü gönderdi.
Çalışmada şoförünün Side Limanı’ndaki üç ayrı işletmeden paketler alarak araca koyduğu tespit edildi. Bunun üzerine şifreli olarak belirtilen paketlerin rüşvet unsuru olduğu değerlendirilerek, paketlerin ne olduğunun tespiti amacıyla rüşvet suçu kapsamında cumhuriyet savcısından arama kararı alınmıştır.
‘Rüşvet tespit edildi, şoförü serbest bırakıldı’
Araç durdurulmuş, şahsın o gün şoförü olan M.Ç. eşliğinde araç kontrol edilmiş ve paketlerde dokuz adet bandrollü viski tespit edilmiştir.
Soruşturmanın gizliliğinin deşifre olmaması amacıyla rüşvet suçu tespiti yapıldı, sonraki tespitler ve dosyanın devamlılığı açısından şoför salıverildi.
Gerek ifadeleri alınan işletme sahipleri gerekse Mehmet Engin Tüter işletmelerden bedelsiz olarak alkollü içkilerin alındığını doğrulamışlardır.
Ayrıca Tüter emniyet müdürlüğündeki ifadesinde suçlamaları kabul etmemiş ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmayı reddetmiştir.
Tüter, Manavgat başsavcılığında alınan ifadesinde ise suçlamalar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek ikrarda bulunmuştur.
Bunun dışında iddia edildiği gibi başsavcılık tarafından ikinci bir kez ifade alınmamış, ilgililer hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretinden soruşturma yapılmamıştır.”
Özgür Özel ne demişti?
Özel dün şöyle konuşmuştu:
“Şimdi bütün Türkiye öyle bir şey öğrenecek ki bunların ne olduğuna bir kez daha hepimiz dudağımızı ısıracağız; ‘Bu kadar da olmaz’ diyeceğiz. Bakın günlerdir baklavacı var ya baklavacı. Hani polis geliyor; ‘Aç kutuyu’ diyor, açıyor. Açarken eli bile titremiyor. Gayet sakin, hazırlıklı.
O baklavacı var ya bir ay önce polis onu almış. Onu bir ay önce çevirmede kaçak içkiler ve şüpheli bir paketle yüzde 99,9 uyuşturucuyla yakalamış. O baklavacıyı bir ay boyunca eğitmişler. O baklavacıyı oraya yollamışlar, peşinden de çantacıyı yollamışlar.
Elimizde 32 saatlik görüntü var. Dakika dakika planlamışlar. Hani dün dedim ya ‘Melih Gökçek’in oğlu bozuk tohum, bozuk tohum’; hani onun baklavacı var ya, bize hesabını sorduğu baklava kutusunu bir aydır planlamışlar. Peki plan ne? Baklavacıyı aldılar, kendince itirafçı yaptılar.
Manavgat’ta AK Parti ile CHP arasında üç belediye meclis üyesi fark var. Baklavacı dört isim söyledi, dördünü içeri aldılar. Hızla belediye meclis seçimine gidip Manavgat’ı AK Parti‘ye geçirmeye çalıştılar. Tam o sırada, içerideki belediye meclis üyelerinin üçü istifalarını verdiler, iletildi. Onların yerine belediye meclis üyeleri yedekten geldi. AKP’nin hesabı o anda tutmadı.
Peki ne oldu? Savcı baklavacıyı yeniden çağırdı. Baklavacı dört belediye meclis üyesinin daha adını verdi, ‘Ben itirafçıyım’ dedi, dördünü de aldırdı. Yeniden AK Parti, CHP’nin önüne geçti. Hemen seçim yapıp Manavgat’ı, Manavgatlının AK Parti’ye vermediği Manavgat’ı alacaklar.
O sırada ortaya çıktı ki; belediye meclis üyelerimiz gözaltına alınırken hepsi istifa etmiş belediyeden. Yerine yedekler yeniden çağrılacak, AK Parti başvuruyor; ‘Çağıramazsınız, önce belediye meclisi toplanacak, başkanı seçeceğiz, sonra çağıracaksınız’.
Bu konuda bu işlemi yapan savcının eşi Manavgat İlçe Seçim Kurulu başkanı. Biz ‘Olmaz’ dedik, itiraz ettik. İtiraz Ankara’ya Yüksek Seçim Kurulu’na gitti. YSK ‘CHP haklıdır’ dedi, bugün üçte yazıyı yolladı. Bu kumpasa karşı akşamüstü 16:55’te savcının eşi, Manavgat İlçe Seçim Kurulu başkanı imzayı atmak yerine ‘Hastayım’ dedi, rapor aldı.
Şimdi Manavgat’ta YSK’nın yazısı kapı gibi. Akşamüstü başka bir hakim İlçe Seçim Kurulu Başkanlığıyla görevlendirildi, o inceleyecek, gereğini yapacak.”