Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yargının yürütmeyi durdurma kararı olmasına rağmen tamamlanan yapılarla ilgili eleştirilerle baş edemeyince çareyi ‘hukuksuzca’ bitirilen yapıları kurtaracak bir düzenlemede buldu.
Binayı diken, ruhsatı da hak etmiş sayılacak
Hürriyet’ten Ömer Erbil’in haberine göre, Bakanlık, İmar Kanunu’nda ruhsat verilme sürelerinde değişikliğe giderek, Atatürk Orman Çiftliği’nde mahkeme kararına rağmen yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı başta olmak üzere, Zeytinburnu’ndaki süluet bozucu 16/9 kuleleri ve Ataköy sahildeki binaların ruhsat krizlerini aşma yoluna gidecek.
Buna göre, ‘3194 sayılı İmar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmündeki Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’yla, ruhsat süresi ile ilgili 29’uncu maddede değişikliğe gidiliyor.
Maddeye getirilen eklerle, inşasına başlanmış yapılarda uygulama imar planı değiştirilse ya da iptal edilse bile, planlarla inşaat arasındaki uyuşmazlık önce tespit edilecek ardından da bu değişiklikler kazanılmış hak ilan edilecek. Yani, ruhsata uygun olmayan yapılar bile ruhsat verilebilir olacak, yıkılma ya da traşlanma yerine ‘aklanmış’ olacak.
Tartışmalı yapılara gün doğacak
Tasarıyla getirilen değişiklik eklenen maddede şöyle ifade ediliyor: “İnşasına başlanmış yapılarda, uygulama imar planında değişiklik yapılması veya planın iptal edilmesi sonucunda plana aykırı hale gelen yapılar; plan değişikliği veya iptali yapıldığı tarih itibari ile taşıyıcı sistem seviye tespit tutanağı düzenlenir. Tespit edilen bu seviye ruhsat eki proje ve eklerine uygun olmak şartı ile müktesep (kazanılmış) hak sayılır. Yeni uygulama imar plan kararında bu yapılara ilişkin hüküm getirilmemişse, parselin niteliği değişmemiş ise yapı bu seviye itibari ile tamamlatılır. Ancak umumi hizmet alanı olması halinde her türlü masrafı tazmin edilerek plan kararlarına uyulur.”
Bu maddeyle birlikte imar planları yapı ruhsatları mahkeme kararıyla iptal edilen tüm inşaatlar yasal hale gelmiş olacak.
Planlama rafa kalkacak
Cumhurbaşkanlığı Sarayı ya da nam-ı diğer ‘Ak Saray’ ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yapımı esnasında kandırıldığını iddia ettiği 16/9 kuleleri, maddenin sağlayacağı imkanlardan yararlanacak başlıca yapılar.
Örneğin Danıştay 6’ıncı Dairesi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yapımında temel alınan Nazım İmar Planları’nı iptal etmişti. Ancak inşaat Erdoğan’ın ‘Güçleri yetiyorsa yıksınlar’ sözleriyle aralıksız devam etmişti. Yakında getirilecek yeni maddeler, ‘Ak Saray’ın tartışmalı nazım imar planını yargıyı baypas ederek meşru hale getirecek.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi ise, düzenlemenin planlamayı boşa düşüren ve mevcut yapılaşmayı planlamanın önüne geçiren bir anlayışta olduğunu savunuyor.
Odadan yapılan açıklamada şu ifadeler yer alıyor: “Düzenleme çelişkili ifadelerle dolu olduğundan uygulamada farklılıkların ortaya çıkmasına yol açacağından kamu yararına da aykırıdır. Bu düzenleme ile örneğin İstanbul’da tarihi yarımada siluetine etkisi ve diğer nedenlerle yıkım kararı olan 16/9 gibi binalar; hakkında yargı kararları kesinleşen, AOÇ’de yapılmış binalar yasallaşmış olacaktır.”