Günlerdir, kapılarına ‘Dikkat siyanür var’ yazılı bir not asarak intihar eden dört kardeşi konuşuyoruz.
İntihar söz konusu olduğunda kestirmeden bir nedene bağlamak doğru değildir. Mükemmel hayat yaşıyor gibi görünen birileri intihar ederken, sefaletin dibindeki birileri hayata dört elle sarılabiliyor.
Şimdi, ölümleriyle birlikle onlara dair en ince ayrıntının peşine düşen medya için yokmuşlar yaşarken. Oysa, intiharları bir sürecin sonucuydu ve asıl ‘hikâye’ onları intihara götüren süreçteydi.
Gazeteci, o dört kardeşin ya da benzer durumdaki başkalarının hayatına ayna tutup; gelir dağılımındaki adaletsizliğin, yoksulluğun, işsizliğin, umutların da harcanıp tüketilmesinin haberini yapabildiğinde gazetecidir asıl.