
Sürdürülebilir moda adına öne sürülen seçeneklerden kıyafet kiralama, sanıldığı kadar çevreci bir çözüm değilmiş. Hatta kiralamak çevre için kıyafetleri atmaktan daha zararlı.
Akım, düğününde ve G7 zirvesinde giydiği elbiseleri kiralayan Britanya Başbakanı Boris Johnson’ın eşi Carrie Symonds gibi tanınmış kişilerle popülerlik kazandı. GlobalData verilerine göre, kıyafet kiralama 2029’a 2,3 milyar sterlin değerinde bir sektöre dönüşecek. Ünlü giyim markası Ralph Lauren de yakın zamanda kiralık giysi hizmeti sunmaya başlayacağını açıklamıştı.
Ancak tüm bunlar çevre için hiç hayra alamet değil.
Finlandiya’da yayınlanan bilim dergisi Environmental Research Letters’da yer alan araştırma geri dönüştürme, kiralama ve ikinci el olarak satma gibi kıyafet alma ve kullanma yöntemlerinin çevre üzerine etkilerini değerlendirdi.
İklime en fazla olumsuz etkiyi kıyafet kiralamanın yaptığı görüldü. Çevreye mal olduğu gizli bedel paketleme ve ulaşım sürecinde yatıyor. Kiralama işlemi, iki taraf arasında sürekli bir getir-götür içerdiğinden haddinden fazla ulaşım anlamına geliyor. Ayrıca kiralamalar arasındaki kuru temizleme işlemi de çevreye zararlı.

Araştırma, birçok kiralama markasının giysilerin geri dönüştürülmeden önce kişiden kişiye geçtiği sistemin ‘döngüsel ekonomi’ terimini kötüye kullandığını ortaya çıkardı.
Kıyafet kiralama şirketlerinin lojistik süreçlerini daha çevre dostu yöntemlerle değiştirmesi önerildi. Böylelikle kiralama çevreye etki anlamında kıyafetleri ikinci el satma seviyesine gelebilir. Moda için en sürdürülebilir seçenek ise daha az kıyafet alıp onları mümkün olduğunca uzun süre giymek.
Kısacası çevre için endişeleri olan moda tüketiciyseniz çözüm basit: Daha az alışveriş yapmak!