Hür Düşünce Hareketi’nin genel kurul toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘altılı masa‘nın adayını açıklaması için henüz hazırlıkların bitmediğini kaydetti: “Önce altı lider olarak biz neyi nasıl yapacağımızı bütün ayrıntıları ile konuşup karara bağlamak zorundayız. Sonra milletin önüne çıkmak zorundayız. O kararlılığımız, aynı zamanda ittifakın güçlü, sürekli olması, Türkiye’nin aydınlığa kavuşması için son derece önemlidir.”
Şu an beraber yol aldıklarını da kaydeden Kılıçdaroğlu, altı partinin yeri geldiğinde rakip de olabileceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve CHP’li milletvekilleri ile birlikte İstanbul’da bugün Hür Düşünce Hareketi’nin genel kurul toplantısına katıldı.
Burada konuşan Kılıçdaroğlu, ‘altılı masa’nın işinin zor olduğunu fakat zorlukların üstesinden gelebileceğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, bu altı partinin de beraber yol aldıklarını fakat yeri geldiğinde rakip olacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı adayının açıklanmaması yönündeki eleştirilere de dikkat çeken CHP genel başkanı, hazırlık sürecine dikkat çekti.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
*Her birimiz farklı partiyiz. Her birimiz yeri geldiği zaman birbirimizin rakibiyiz, doğru. Demokrasi içinde bunun da olması lazım. Ama bizler Türkiye’nin üretmesini, büyümesini, kalkınması istiyoruz. Adalet, demokrasi, özgürlük, din ve vicdan özgürlüğü istiyoruz. Yani olağanüstü güzel bir paydanın üstünde bir aradayız. O paydada farklılığımız yok. O paydada biriz, bir olduğumuz sürece de göreceksiniz Türkiye geleceğe güvenle bakacak. 85 milyon insanımızın da umutsuzluğa kapılma hakkı yok. Beraber mücadele edeceğiz, beraber kazanacağız. Demokratik yollarla otoriter bir yönetimi değiştireceğiz. Demokratik yollarla değiştirdiğimiz zaman değeri çok daha güzel olacak.
*Dört aşamalı bir mücadeleyi vermek zorundayız: Birinci aşama, demokrasidir, adalettir, hukuktur, din ve vicdan özgürlüğüdür, hukukun üstünlüğüdür. Bunların olmadığı yerde can ve mal güvenliği, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü olmaz. Bunların olmadığı yerde etnik kimlik üzerinden ayrışma olur. Önce biz gerçek anlamda demokrasiyi inşa etmek zorundayız.
*Biz ne yaptığımızı her toplantıdan sonra kamuoyuyla paylaşıyoruz. Altı lider, altına imza atıyor ve bunu kamuoyuyla paylaşıyoruz. Sanmayın ki biz ayda bir kez toplanıyoruz. Her partinin genel başkan yardımcıları, kendi alanıyla ilgili zaten çalışmalar yapıyorlar. Ve onlar sürekli toplantı halindeler. Onlar olayı belli bir olgunluğa ulaştırdıktan sonra masaya geliyor. Biz ondan sonra karar veriyoruz.
*Sık sık şu eleştiri de gelir; ‘Efendim neden cumhurbaşkanı adayınızı belirlemiyorsunuz?’ Önce altı lider olarak biz neyi nasıl yapacağımızı bütün ayrıntıları ile konuşup karara bağlamak zorundayız. Sonra milletin önüne çıkmak zorundayız. O kararlılığımız, aynı zamanda ittifakın güçlü, sürekli olması, Türkiye’nin aydınlığa kavuşması için son derece önemlidir. Neyi, nasıl yapacağımızı oturuyoruz, konuşuyoruz, tartışıyoruz. Uygar insanları gibi karara varıyoruz, imzalıyoruz ve yayınlıyoruz. Türkiye’nin geleceği için endişe etmeyin. Biz bütün zorlukları aşmasını bilen bir ulusuz, milletiz. Nasıl Milli Kurtuluş Savaşı’nı verdiysek inşallah bu süreçten de yüzümüzün akıyla çıkacağız.