Kaza sırasında yalıda bulunan Hekimbaşı'nın torunu: Korku filmi gibiydi

 

İstanbul Boğazı’nda yük gemisinin çarparak kısmen yıktığı tarihi yalıda kaza anında, Hekimbaşı Salih Efendi’nin torununun da bulunduğu anlaşıldı. Torun, “Korku filmi gibiydi” dedi.

Fotoğraflar: DHA

Malta bandıralı Vitaspirit adlı yük gemisi, 7 Nisan’da öğleden sonra Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün hemen altında bulunan Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı’na çarpmıştı. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken, yalı kısmen yıkılmıştı.

Kazanın geminin makinesinin durması, dümeninin de kilitlenmesi nedeniyle meydana geldiği duyurulmuştu. Ayrıca gemi, çarpmadan önce demir atmıştı. Demir atma konusunda gemi kaptanıyla klavuz kaptan arasında tartışma çıktığı da bildirilmişti.

Yalıda torun varmış

Kazanın ardından 1800’lerin başında inşa edilen yalıdaki inceleme dün gün boyu devam etti. Sahil Güvenlik denizden, zabıta ekipleri de karadan çalışmalarını devam ettiriyor.

Kaza sırasında Salih Efendi’nin dördüncü kuşak torunu Aslı Zeynep Ertürer’in de yalında bulunduğu anlaşıldı.

‘Bahçeye inene kadar gemi çarptı’

Yaşadıklarından “Korku filmi gibiydi” sözleriyle bahseden Ertürer, kimsenin ne olduğunu anlamadığını, kendileri bahçeye inene kadar geminin yalıya çarptığını söyledi.

“Sonrası bizim için de psikolojik olarak karanlık” diyen torun, yalının aile yapısı olduğunu, sonradan satın almadıklarını, kuşaklardır korumaya çalıştıkları birinci sınıf tarihi eser olduğunu söyledi.

Ertürer, “Birinci sınıf tarihi eser bugün yok. Hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak” dedi.

‘Kıymetli şeyleri kaybettik’

Salih Efendi’nin torunu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Halihazırda yaşadığımız bir yalı. Dün buradaydık. Ben buradaydım, Allah’tan ailem yoktu. Yatak odalarımızın ve salonumuzun olduğu yere girdi ve öğle saatleriydi. Ailem burada olsaydı ne olurdu? Zaten düşünmek istemiyorum. 200 yaşında bir yalı. Etimizi tırnağımıza katarak, her şeyimizi buraya dökerek ayakta tutmaya çalıştığımız bir yapı. Dışı bir şekilde çözülür ama içinde korumaya çalıştığımız kıymetli birçok şeyi kaybetmiş durumdayız.”

‘Manevi kayıp çok yüksek’

Avukat Nazlı Selek, yalıda tarihi değeri olan eşyaların değer tespitinin ve envanterinin yapıldığını belirterek hukuki sürecin başlatıldığı bilgisini verdi.

Yalıda Hekimbaşı Salih Efendi’nin kişisel eşyaları bulunduğunu, eşyaların da binayla aynı yaşta olduğunu belirterek yalının manevi değerinin yüksek olduğunu söyledi.

Avukat, “İçeride yaşanan bir ev her şeyden önce. Sahipleri Hekimbaşı Sahil Efendi’nin dördüncü kuşak torunları ve onların ebeveynleri. Dolayısıyla manevi kayıpları zaten çok yüksek. Maddi olarak da böyle bir durum var” diye konuştu.

Anıtlar Kurulu bekleniyor

Yalıya çarpan gemi, Ahırkapı açıklarında bekletiliyor.

Selek, inceleme çalışmalarının yapılabilmesi için Anıtlar Kurulu’ndan izin beklendiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul Teknik Üniversitesi’nden bir ön inceleme yaptılar. Şu haliyle dokunamıyoruz. İçerideki kıymetli eşyaların tahliyesi de mümkün değil. Anıtlar Kurulu’ndan da izin olmadan da herhangi bir işlem yapılamıyor. Birinci dereceden tarihi eser olduğu için Anıtlar Kurulu’nun ivedilikle yardımcı olmasını bekliyoruz. Gerekli başvurular yapılacak yarın. Ama zaten kamuoyunun bilgisi var olayla ilgili. Anıtlar Kurulu’ndan alınacak izinden sonra yapılacak işlem belli olacak. “Resmi kurum ve kuruluşlardan bu milli servetle ilgili destek bekliyoruz. Sorumluların cezalandırılması, soruşturmanın titizlikle yapılmasıyla ilgili de gereken desteği bekliyoruz.”

Gemi kazasında kaptanların anlaşmazlığı telsiz kayıtlarına yansıdı

Boğaz’daki gemi kazasında dakika dakika yaşananlar…

Boğaz’da yük gemisinin çarptığı yalı kısmen yıkıldı: Ölü ya da yaralı yok