Muhalefete baskı zaten cepte… Maduro muhalif liderleri vatan hainliği ile suçlayıp cezaevine yollamakla tehdit edecek kadar fütursuz…
Kongrenin yetkilerini yargı manevrasıyla iptal etmeye kalktı, ortalık karıştı, “şimdilik” geri adım attı.
İnsan hakları karnesi berbat ama o bütün eleştirileri “Bana dış mihrakın bir oyunu bunlar” diyerek savuşturuyor.
Suç oranları roketlenmiş, toplum bölünmüş, en beterinden bir yoksulluk memleketin tek gerçeği olmuş ve manzaraya bakıp da “Venezuela buradan kurtulur” diyen yok, herkes işlerin daha da kötü olacağına emin.
Halkın yarısının bile katılmadığı bir seçimle iktidarını koruyan Maduro böyle bir seçimde bile hile yapmakla suçlanıyor.
Sosyal yardımlarla kendisine muhtaç ettiği kitleler, seçim sandıklarının yakınına kurulan merkezlerden kullandıkları oy karşılığında yardım alacak kadar çaresiz bırakılmış.
Hal böyleyken Nicolas Maduro, Erdoğan’ın göreve başlama törenine katılmak için geldiği Türkiye’de “hayranı olduğu” televizyon dizisi “Diriliş Ertuğrul”un setini ziyaret etmiş.
Dizi oyuncuları tarafından at üzerinde karşılanmış, seti gezmiş, börk takmış, demir dövmüş, yemek yemiş, bir de “Gelin Venezuela’da ortak film/dizi çekelim” demiş…
Adını “Maduro Çöküş” koyacaksa neden olmasın?