İzmir’in Menemen ilçesinde yapılması planlanan kalker ocağı için hazırlanan bilirkişi raporunda, ocağın suya ve ormana zarar vereceği belirtildi.

İlçedeki Alaniçi ve Göktepe köylerinin yakınına kalker ocağı kurulması için ruhsat verildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da ocak için “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” raporu verdi.
Köylüler kararı İzmir 2’nci İdare Mahkemesi’ne taşıyarak iptalini istedi. Mahkemenin talebi üzerine üç kişiden oluşan heyetin hazırladığı bilirkişi raporu tamamlandı.
İzmir’e tehdit
Raporda işletmenin faaliyeti sırasında ormana zarar vereceği, İzmir’in içme suyunu sağlayacak Değirmendere Barajı’nı orta ve uzun vadede olumsuz şekilde etkileyeceği, tesisin içme ile kullanma suyu havzasını tehdit ettiği dile getirildi.
Raporda, tesisin faaliyete geçmesiyle, bölgedeki geçim kaynaklarının ortadan kalkacağı vurgulandı. Uzmanlar raporda yerleşim yoğunluğuna da dikkat çekti. İşletme ömrü 27 yıl olarak planlanan tesisin, yine dere ve çay gibi su kaynaklarını olumsuz şekilde etkileyeceği kaydedildi.
Dava da ‘kıyım’ da sürüyor

Davanın devam etmesine rağmen ocak için asırlık çam ağaçları kesilmişti. Söz konusu alan 17 Nisan’da şirkete teslim edilmişti.
Davaya müdahil olan avukat Diler Bosut Güven, bölgede kurulması planlanan taş ocağına ikinci kez “ÇED gerekli değildir” kararı verildiğini anımsattı.
Raporun ardından projenin iptal edileceğini düşündüklerini aktaran Güven, “Yargı kararı beklenmeksizin ağaç kıyımına son verilmesini istiyoruz. Büyük bir hızla çok sayıda ağaç kesiliyor. Biz yöre halkı olarak hiçbir taş ocağına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.