2013’te bir ‘palalı’ vardı; şimdi belki bu tiplerden binlerce var. Son üç yıl zarfında rejim kendi kitlesini tehlikeli biçimde radikalleştirdi.
Ve nihayet bir sabah uyandığınızda iş makinelerinin Gezi’ye dalmış olduğunu duyarsanız hiç şaşırmayın. Ülkenin gidişatı bu saldırının gerçekleşme ihtimalini her geçen gün artırıyor. Ve üstelik Erdoğan’ın Gezi senaryosunda boş yok. İş makineleri Gezi’ye girdiğinde ‘Geziciler’ direnirse, hareket kanla bastırılacak. 2013’teki polis şiddetine rahmet okutulacak.
AKP trollerinin “Vurun, öldürün” diye polise çağrı yapmaları gayet manidar.
Sokağa inen her türlü muhalefet ölçüsüz bir şiddetle ezilecek, tutuklama dalgalarıyla sivil toplum darmadağın edilecek ve bu biraz da dikta rejiminin yol temizliği için yapılacak.
Erdoğan’ın 2013’te “Evde zor tutuyorum” dediği yüzde 50’nin binde biri bile ‘ansızın kontrolden çıkarsa’ yeni bir 6-7 Eylül yaratabilir.
İş makineleri Gezi’ye hücum ettiklerinde ciddi bir protesto ve direnişle karşılaşılmaz ise Gezi’nin öcü alınmış ve Taksim’in saltanat meydanına dönüştürülmesi için yola çıkılmış olunacak. Erdoğan’ın Gezi planında boş yok.