Çatışma varken çözüm sürecinden bahsedilemez ama süreçte ipe un serilmişken de çatışmasızlık durumu risklere açık hale gelir, zaman içinde kırılganlaşır.
İşte, kaygı verici bir uyarı işareti önceki gün Lice’den geldi.
Bölgedeki ‘kalekol’ diye adlandırılan modern karakol binası yapımına karşı direnen ve bu amaçla karayolu ulaşımını engelleyen aktivistlere askeri birliklerin ateş açması sonucu iki kişi öldü.
Çözüm süreci güvenle yürüyor olsaydı yeni karakol binalarına ihtiyaç olmayacak, bu gösteriler de yapılmayacaktı.
Lice’deki gibi kan dökülmeye devam edilirse ‘çatışmasızlık durumu’nu kontrol etmek giderek imkansızlaşır.
Bu bakımdan hükümet güçlerinin toplumsal olaylara müdahale ederken silaha başvurmaktan kesinlikle kaçınmaları gerekiyor. Ama son haftalarda ülkenin doğusu ve batısında yaşanan bu gibi olaylarda güvenlik güçlerinin ateşli silah kullanmakta geçmişe nazaran daha istekli davrandığını görüyoruz.
22 Mayıs’ta İstanbul’daki Okmeydanı Cemevi’nde Uğur Kurt’un polis kurşunuyla öldürülmesi, bu nevidendir.