Stanford Üniversitesi’nin araştırması erkeklerin duygusal yükünün kadınların omzuna bindiğini gösteriyor.

Araştırma, heteroseksüel kadınların hayat enerjisini emen duygusal emeğe resmen ‘mankeeping’ (erkek dadılığı) adını verdi. Bu durum kadınları ‘flört havuzu’ndan gittikçe uzaklaştırıyor.
‘Mankeeping’ terimi kadınların, erkeklerin ruh halini, stresini ve sosyal hayatını yönetmesinin yorucu ve ‘ücretsiz’ bir iş olduğunu, tüm bunları yaparken de kendi ruh sağlıklarını ayakta tutmaya çalıştığını ifade ediyor.
Kadınlar, partnerlerinin duygusal kabızlığını çözmekten, arkadaşlarıyla ilişkilerine aracılık etmeye kadar pek çok konuda, ‘bedava terapist’, ‘sosyal sekreter’ ve ‘duygusal iskele’ işlevi görüyor.
‘Erkek yalnızlığı salgını’nın yükü, kadınların omzunda!
Stanford Üniversitesi doktora sonrası araştırmacısı ve gelişim psikoloğu Angelica Puzio Ferrara şöyle diyor: “ABD’de her beş erkekten biri yakın arkadaşının olmadığını söylüyor. Kadınlarınkiyle karşılaştırıldığında erkeklerin sosyal ağları dar kapsamlı, daha az duygusal ifadelerde bulunulan ve destek için nadiren güvenilen bir ağ.”
Bu durum ‘erkek yalnızlığı salgını’nın sadece bir ‘erkek’ sorunu olmadığını, aynı zamanda bir ‘kadın yükü’ olduğununa işaret ediyor. Hal böyle olunca kadınlar da ilişkilerine ara vermeyi tercih ediyor.
Akraba bakımı gibi

Pew Araştırma’ya göre bekar erkeklerin yüzde 61’i aktif olarak aşkı ararken bu oran kadınlarda yüzde 38.
Bu sonuçlar kadınların artık ‘bedava terapist’ olmaktan vazgeçtiğine işaret ediyor.
Ferrara, ‘erkek dadılığı’nı akraba bakımına benzetiyor. Çünkü akraba bakımı da aile bağlarını korumak gibi nankör bir iş ve her nasılsa kadınlara düşüyor: “Cinsiyete dayalı bu emek biçiminin tanınması ve adlandırılması, kadınların duygusal emeğinin daha görünür ve umarız daha eşit olması açısından önemli olabilir.”
Daha basit bir çözüm var!

Diğer bir çözüm ise erkeklerin erkek arkadaşlarını daha sık araması kadar basit olabilir.