Jennifer Lopez’in iki gün önce sosyal medya hesaplarını karartmasının altından yeni albümünün haberi çıktı. Adıyla ve kapak pozuyla 20 yıl önceki ‘This is Me… Then’ albümüne gönderme yapan Lopez geçmişe gider de biz gitmez miyiz? Gidelim ve ‘mahallenin kızının’ (Jenny from the block) popüler kültür için ne kadar büyük bir anlamı olduğunu hatırlayalım.

Yarı yaşındakiler kadar fit ve enerjik görünüyor olabilir ama unutmayalım, Jennifer Lopez tam 53 yaşında. Bir anlamda ‘eski dünyanın insanı.’
70’lerin kasvetli ve biraz da tehlikeli New York şehrinde, Latinoların yaşadığı yoksul bir mahallede büyüdü. Kadın haklarından çok söz edilmeyen 80’lerde genç oldu. 90’larda ünlü olmayı kafaya koydu ve şov dünyasındaki büyük yarışa katıldı.
Onun kendini ispat etmesi gereken yıllarda, ‘politik doğruculuk icabı bile’ olsa ‘şov dünyasında erkeklerin genç kadınlara uyguladığı psikolojik şiddetten‘ yüksek sesle söz edilmezdi. O yıllarda kadınlar, dayatılan estetik standartlara uysalca boyun eğer, ‘benim bedenim benim kararım’ demeyi aklından bile geçirmezdi.
‘Islak çanta’lar, ‘çikano’lar!
Bunlar yeterince zorlayıcı değilmiş gibi bir de ‘Latino’ydu. ABD’de, politik anlamda güçlenmiş ve hakkını savunmada antrenmanlı siyahlara oranla çok daha örgütsüz olan bir azınlığın üyesiydi. Bugün ABD’de bir siyaha ‘zenci‘ demeye kalkanın boyunun ölçüsünü çok fena alırlar, iyi ki de alırlar.
Oysa ‘Latino’lar ya da günlük kullanımda daha yaygın olan tabirle ‘Hispanik’ler yıllarca kendilerine takılan aşağılayıcı lakaplarla mücadele etti. Mesela Kübalılara denizden kaçak geldikleri için ‘wet bag’ (ıslak çanta), Meksikalılara küçümseyici bir şekilde ‘çikano‘ dendi.
Popüler kültür deyip geçmeyelim
Jennifer Lopez’in başarılarını saymakta çok da zorlanmayız herhalde.
Şöhretini ticari başarıya dönüştürmeyi becerdi; birçok markanın tanıtım yüzü olmakla kalmadı, kendi girişimlerini de hayata geçirdi.
Kan, ter, gözyaşı ve belki biraz da estetik müdahaleyle, 53 yaşındaki çoğu kadının sahip olmak isteyeceği sağlıklı ve fit bir bedene sahip.

20 yıl önce ayrıldığı nişanlısı Ben Affleck’le evlenmesi de, çemberin tamamlanması gibi, onda bir tatmin duygusu yaratmıştır belki.
Ama Jennifer Lopez’in en büyük ve asıl başarısı, dünya çapında ünlü olan ilk Latin popüler kültür ikonu olması. Bugün ABD’deki Latinolar 20 yıl öncesine göre çok daha güçlüyse; daha çok kazanıp harcayabiliyorsa, ırkçılığa maruz kaldıklarında seslerini korkmadan çıkarıyorsa ya da çocuklar daha büyük hayaller kurmaya cüret edebiliyorsa bunda Jennifer Lopez’in de katkısı var muhakkak.
Tam da bu yüzden, popüler kültür deyip geçmemek lazım.
