İzzettin Önder: Tek-adam rejimi Türkiye'yi dış bedhahlarla müşterek yönetme sistemidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

O zaman, hangi akla hizmetle biz 2017 yılında böyle bir garabete sürüklendik? Üstelik de açıkça bir seçim hilesi yaparak! Şöyle ki, yumurtanın dahi damgalı satıldığı günümüz koşullarında, nasıl oldu da damgasız oylar geçerli sayılarak bu kuyuya atıldık!

Bu durumda; atı alarak Üsküdar’ı geçen sadece yerli siyasetçi değil, emperyalistmiş! Demek ki, yerli siyasetçi ile emperyalist aynı hedefte buluşmuşlar. Bu hedef ne olabilir, acaba! Eskişehir’deki değerli madenden tutun da, açılım programı ve Büyük Ortadoğu projesi’ndeki “büyük” sıfatının neyi ima ettiği ile ilgilidir.

Böylesi örümcek ağı ile kaplanmış bir Ortadoğu siyasetinde tek-adam rejimine hizmet edene onay veren herkes ülkenin sürüklendiği bataklığın hesabından tarih önünde sorumludur. 

Farkında olalım ki; tek-adam rejimi Türkiye’yi iç güçlerle demokratik yönetim sistemi değil, dış bedhahlarla müşterek yönetme sistemidir!

Farkında olalım ki; CHP üzerindeki gayretli çabaların amacının, ‘kurucu parti’nin ilkelerinden soyutlanıp, zayıf muhalefet oluşturarak, emperyalizmin emrindeki siyasete ayak bağı olmasının engellenmesidir!

CHP’de Kılıçdaroğlu yandaşlarının emeli, AKP’nin en zayıf anında iktidara yürümek olabilir. Bu amacın, partiyi bölerek değil, birleşip, bütünleşerek sağlanabilir olduğu görülmelidir.

Her şeye rağmen, umarım Kurban Bayramı’nız iyi geçmiştir!

İzzettin Önder’in yazısı