İzzettin Önder: Salt vergi sistemi üzerinde durmak, yapay değişiklikle önemli meselelerin çözülebileceği algısına yol açar 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Devamlı olarak aklımızda tutmamız gereken husus sistem yapısının, ismiyle müsemma olarak “kapitalizm” olduğu gerçeğidir. Kapitalist sistemde siyasi kadrolar da, her ne kadar göreli bağımsızlığı olduğu savlansa da, bir üstyapı kuruluşudur. Durum böyle olunca, vergi düzenlemeleri de bir üstyapı kuruluşunun iradesi ile oluşacak ikincil bir üstyapı olgusu olur.

Peki, üstyapı kavramı ile neyi vurgulamak istiyorum? Mesele kapitalist sistemlerde burjuva hükümetlerinin ‘tanımlı görevleri’ ile ilgilidir. Bu görev, özel sermayeyi desteklemektir. Ancak birincisi, sermayenin bazı ihtiyaçlarının karşılanmasında halk yığınlarına nefes aldırmak olabilir, örneğin sosyal demokrasi böyle bir yapılanmadır. İkincisi ise, sistemin devamı amacıyla toplumda rıza oluşturucu bazı göstermelik önlemlerin alınmasıdır, örneğin seçim arifelerinde maaş ya da sair kamusal ödemelerin yükseltilmesi gibi.

Yaşanan adaletsizliklerin hafifletilmesi bağlamında vergi sisteminden dem vurmak ve şikayet etmek bizatihi bir çözüm olmadığı gibi, bu tür kalkışlar, ters etki ile, sistem koruyuculuğu işlevini dahi görebilir. Şöyle ki, sisteme vurgu yapmadan salt vergi sistemi üzerinde durmak, bireylerde sistem sorgulaması yerine, salt aletlerin değiştirilebileceği ve böylesi yapay değişiklikle önemli bazı meselelerin çözülebileceği algısına yol açar.

Oysa, çözüm sistemde olduğuna göre, salt aletler üzerindeki bir operasyon sorunların çözümünde yararlı olamaz, tam tersine sistemin bekasına katkı yapıp, adaletsizliklerin sürgit devamını sağlar. Sistemler bütünsel organizmalardır. Böylesi organizmalarda radikal değişikliğe gidilmeden, salt bazı aletlerde yapılabilecek kısmi değişiklikler ile sonuç alınabileceğini düşünmek en hafiften yöntemsizliktir.

İzzettin Önder’in yazısı