Müze ve açık hava tiyatrosu olarak kullanılan Rumeli Hisarı’na restorasyon kapsamında mescit yapıldığı ortaya çıktı.
Bir İBB projesi

Milliyet’ten Mert İnan’ın haberine göre Boğazkesen Mescidi olarak açık hava tiyatrosunun bulunduğu bölgede inşasına başlanan mescitte İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) imzası bulunuyor.
30 dönümlük bir alanda bulunan Rumeli Hisarı, Fatih Sultan Mehmet tarafından 90 günde yaptırılmıştı. Hisar içerisinde 1452’de yaptırılan Boğazkesen Camii, 18. yüzyılda yıkılmış, geriye sadece minaresinden bir bölüm kalmıştı.
İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 7 Ekim 2009’da tarihi mescidin minaresinin, duvar ve sarnıç kalıntılarının mevcut durumlarıyla muhafaza edilmesine karar vermişti. Mescit aynı zamanda birinci grup kültür varlığı olarak tescil edilmişti.
Ancak İBB hisardaki yıkık mescidin ihyası için bir proje başlattı. Koruma Bölge Kurulu projeyi onaylarken, İBB mescit için 28 Mayıs 2013’te caminin ruhsatını aldı. İBB mülkiyeti kendisine ait mescitin yapımı için İstanbul Kubbe Derneği’yle 6 Eylül 2013’te inşaat sözleşmesi yaptı. Kubbe Derneği’nin yapımı üstlenmesiyle inşaat faaliyetleri geçen haziran ayında başladı.
Gıcır gıcır 21’inci yüzyıl eseri

Sanat tarihi uzmanları ve mimarları tarihi alanda yeterli veri olmadan yapılan rekonstrüksiyona (yeniden inşa) karşı çıkarken, tarihi bir alanın yapısını bozacağı gerekçesiyle de eleştirdi.
Restorasyon adıyla başlanan caminin hisarın onarımından önce başlanmasını politik olarak değerlendiren sanat tarihi uzmanı Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, proje için şunları söyledi: “Yapılacak cami kuşkusuz yeni olacak ve burada ayakta duran Fatih dönemi yanında gıcır gıcır 21’inci yüzyıl eseri olduğunu belli edecektir. Aslında öncelik camide değil uzun zamandır bakımsız duran ve ziyaret edilmeyen burçlarda olmalıydı. Tarihi eserlere dini oldukları için öncelik vermek ve ihtiyaç olmadığı halde cami yapmak politik yatırım olarak görülüyor.”
Hisarın 50 yılı aşkın bir süredir sanatsal etkinlikler için kullanılan kamusal bir alan olduğunu belirten mimarlık tarihi uzmanı Prof. Dr. Uğur Tanyeli ise, “Mimarlık üzerinden ideolojik bir inatlaşma yaşanıyor. Kapısında bilet kesilen bir müzeye insanlar ibadet için mi gidecek? Rumeli Hisarı’nın birkaç adım ilerisinde 18. yüzyıldan kalma bir mescit varken, tiyatro alanına dini eser yapmak alenen ideolojik bir davranıştır” dedi.
Hazirandan bu yana devam eden çalışmalarla sarnıç duvarları ve derz yapımı tamamlandı. Sarnıç üzerindeki ahşap döşeme kirişleri yerleştirilerek, sarnıcın üst kotunda yer alan mescit ana duvarlarının yapımına başlandı.
Mayıs 2015’te tamamlanması öngörülen mescit için açık hava tiyatrosunun olduğu alan saç levhalarla kapatıldı.