İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesi operasyonunda gözaltına alınanların emniyet ifadeleri ortaya çıktı.

İstanbul başsavcılığının yürüttüğü dört ayrı soruşturmada bazı şirketlerin internetten forex ve kripto yatırım reklamlarıyla yabancı ülke vatandaşlarını dolandırdığı öne sürülmüştü.
Söz konusu şirketlerin sahiplik ve nihai faydalanıcı yapısında İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğu belirtilmişti.
Yapılanmanın iki yılda yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen işlemlerde yaklaşık 13 milyar liralık hacme ulaştığı tespit edilmişti.
Operasyonda 25 şirkete ait 40 çağrı merkeziyle 239 şüpheliye 18 Eylül’de operasyon düzenlendi. Toplam 201 kişi gözaltına alındı.
Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlıklarına, 80 araç ve 12 mülke el konulmuş, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulanmıştı.
DHA’nın aktardığına göre zanlıların mağdurları yatırım fırsatı bulunduğuna ikna ettikleri, sonra kayıt ücreti adı altında para aldıkları, ardından da şirkette daha tecrübeli olduğu iddia edilen diğer şüphelilere yönlendirdikleri ileri sürüldü.
Zanlı M.D. ifadesinde şunları söyledi:
*Tespit edilen forex oluşumu hakkında benim bir bilgim yoktur. Banka hesapları hakkında bilgim yoktur. A.Y isimli kişi yaklaşık dört ay önce çalışmış olduğum ismini ‘FACTO’ olarak bildiğim şirketin fiili olarak sahibidir. Kendisi İsraillidir. Resmiyette ise şirket patronu İ.İ. isimli kişidir. M.V., A.Y.’den sonra gelen en büyük ikinci patrondur. Rus olduğunu biliyorum. Şirketin sahibi olan A.Y.’nin özel şoförü olan ismini S. olarak bildiğim Şırnaklı olan şahıs personele maaşlarını dağıtma amacıyla arabayla kasa içerinde yüklü miktarda para getiriyordu.
*İçeride çalışan temsilciler kesinlikle Türkçe konuşulmasını istemiyordu. Mutfak dışında Türkçe konuşmak kurum içerisinde yasaktı, 10 Mart 2026 tarihinde polis tarafından yine bizim çalıştığımız yere benzeyen bir işyerine yapılan operasyon neticesinde yönetim ekibi fazlasıyla panikledi.
*İşyerine gelişler üç dört gün süreyle durduruldu ve sürecin devamında nasıl bir yol izleyeceklerini düşünmeye başladılar, daha sonra çalışan sayısı 650’den 400’e kadar düştü ve yaklaşık bir ay sonra yeniden personel takviyesi yaparak sayı 600 civarına kadar çıktı. Dönem dönem operasyon olacağı bilgisinin geldiğini söyleyerek yönetim ekibinde yine paniklemeler yaşanmaktaydı ancak herhangi bir operasyon veya polis baskını yapılmadı.
*Bu anormallikleri fark etmem üzerine 2026 yılı mayıs ayında mutfak şefimiz olan N. hanıma ve eski muhasebe müdürü S. hanıma ve insan kaynakları departmanına ısrarla çıkmak istediğimi beyan etmeme rağmen benim çıkışımı 8 Haziran’a kadar oyalayarak sarkıttılar. Haziran ayında bu şirketten çıkışımı aldım. Daha sonrasında mutfaktaki ekip arkadaşım olan Kaşif Özsoy isimli arkadaşımla görüştüğümde bana firma isminin değişerek Park Plazaya taşındığı bilgisini verdi. Bu süre zarfında bir çok kez emniyet ve CİMER yoluyla ilgili makamlara içeride bir dolandırıcılık faaliyeti gerçekleştiğine dair ihbarlarda bulundum. Bildiğim bütün herşeyi size samimi olarak beyanda bulundum, herhangi bir suça iştirak etmedim.
Zanlı M.C.K .’nın ifadesiyse şöyle:
*‘Movimiento’ isimli çağrı merkezi Filipinler, Malezya ve Dubai ülkelerinde Forex üzerinden yatırım adı altında insanları arayarak onların yatırım yapmaları sağlanıyordu. Şirketin sahibinin adını bilmiyorum ancak ‘Facto’ isimli şirketin sahibi ile aynı kişidir. Ben çağrı merkezinde eğitmen olduğum için herhangi bir yatırım adı altında kimseyle görüşme gerçekleştirmedim. Görüşme gerçekleştirmediğim için ‘bonus’ adı altında herhangi bir ücret almadım. Ancak çağrı merkezi içerisinde yatırımcılar ile görüşenler yatırımcıyı sisteme dahil ettiğinde ‘bonus’ aldıklarını biliyorum.
*İşyerinde kullandığım herhangi bir takma ad kullanmadım. Benimle birlikte çalışan diğer çalışanlar da takma ad kullanmadı. Bunun sebebi ise lisanlı bir kurum olduğu için müşterilere herhangi bir yalan ya da yanlış bilgi verilmesini istenmemesidir. Ben arama yapmadım. Bildiğim kadarıyla aranan kişiler ‘İnefex’ adını kullanarak aranıyorlardı. Datalar ise yurt dışında bulunan adını bilmediğim şirketlerden para karşılığında temin edilmektedir