İsmet Berkan: Liseden mezun olan öğrenci kalitemiz düzenli biçimde düşüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu yıl 454 bini lisans, 532 bini ön lisans programları olmak üzere toplam 987 bin kişi şimdilik üniversitelere yerleştirildi.

Bu yıl 4 veya 2 yıllık programlara kayıt yaptırmaya hak kazananların bir bölümü kaçınılmaz biçimde sınavda 100 üzerinden 50 bile alamamış gençlerde oluşuyor.

Sanmayın ki bu durum bu yıla özgü. Hayır, benim saymayı bile unuttuğum uzun yıllardan beri gerçek bu. Liseden mezun olan öğrenci kalitemiz (yani başarımız) düzenli biçimde düşüyor.

Öğrencilerin giderek daha kalitesiz bir eğitimle liseden mezun olması zincirleme bir etki yaratıyor. Üniversiteler kaçınılmaz biçimde seviyelerini bu öğrencilere uyarlamak zorunda kalıyor.

Bu seviye uyarlaması o dereceye geldi ki, artık normalde üniversiteye girememesi gereken bireyler üniversite diploması alır oldu. Derken Türkiye üniversitelerinin sayısını çok büyük bir hızla arttırınca oluşan akademisyen açığı da bu kalitesiz mezunlarla dolduruldu.

Ne anlatmaya çalıştığımı anlıyorsunuz: Aşağı doğru inen bir spiraldeyiz. Her yıl kendimizi bir kat aşağıda buluyoruz; çünkü artık ‘Bizde bir kalite sorunu var’ diyen bile kalmamaya başladı. Bunu görme makamında olanlar da artık o kalitesiz eğitim çıktısının ürünleri çünkü.

Bu kalitesizlik, vasatı oluşturan çizginin sürekli daha aşağıdan ve daha aşağıdan çiziliyor olması, hepimizin hayat kalitesinin de geri gitmesine neden oluyor.

Ne marangozun yaptığı dolaptan memnunuz ne doktorun yaptığı ameliyattan; ne belediye hizmeti eskisi gibi ne Meclis’ten geçen yasanın kalitesi. Koca şehirleri yöneten valiler acaba üniversite sınavını kaçıncı sıradan kazanmış, üniversitesinden kaçıncılıkla mezun olmuştu? Ya mahkemede hakkınızda karar veren yargıçlar?

Bu yıl üniversiteye girenler, bundan 15 yıl sonradan itibaren hayatımız hakkında önemli kararlar veren yöneticiler, bizi ameliyat edecek cerrahlar, mahkemede hakkımızda karar verecek hakimler, oturduğumuz binaları yapacak mühendisler olacak.

Gel de gelecek için karamsar olma.

İsmet Berkan’ın yazısı