Trump, dünyayı ve o dünyada Amerika’nın oynaması gereken rolü başka herkesten farklı görüyor, ben bu rolü iktisat tarihindeki ‘Merkantilizm Dönemi’ne benzetiyorum en çok.
Bir sürü tarifi var merkantilizm döneminin ama ben “Uluslararası ticaretin silah zoruyla yapıldığı dönem” demeyi tercih ediyorum.
Sadece gümrük vergisi silahını kullanmıyor Trump, teknoloji transferini zorlaştırıyor, kendine rakip gördüğü ülkelere Amerikan teknolojisi satmamaya kalkıyor. O yetmezse ülkelerin bileğini bükmek için doları silah olarak kullanıyor, başka kısıtlamalar uyguluyor.
Ve işte görüyorsunuz, son çare olarak doğrudan savaş da yapıyor.
Dünya üzerinde tek bir hedefi var diyebiliriz: Çin. Çünkü sadece bu ülkeyi kendine rakip görüyor.
Venezuela’ya müdahalesi ve bu ülkeyi Amerikan etki alanının içine çekmeyi başarması aslında Çin’e karşı bir hamleydi.
Şimdi İran’a yapılan ve İran’ı Amerikan etki alanının içine çekmeyi hedefleyen savaşı da aslında Çin’i hedef alıyor.
Ve tabii Çin var. Onlar hedefin kendileri olduğunun fazlasıyla farkındalar ama soğuk kanlılıklarını koruyorlar.
Türkiye bir ara Şanghay Beşlisi, BRICS gibi Amerika dışı, hatta Batı dışı kurumlarla temas arayışındaydı, sanırım bunların sonu geldi artık.