İsmail Sert: Sosyal medyanın bulanık denizinde, öfke yemine takılmaya hazır şaşkın balıklarız 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Oxford Sözlüğü 2025 yılının kelimesini seçti: ‘rage bait’. ‘Öfke yemi’ ya da ‘öfke tuzağı’ anlamına geliyor. Bana göre ‘yem’, daha doğru, renk tonu iyi tutturulmuş, işaret ettiğini içerden kavrayan bir karşılık. Dolayısıyla, ‘öfke yemi’ daha mesafesiz ve isabetli bir çeviri.

En kısa tanımı: ‘Sosyal medyada etkileşimi artırmak için muhatabının öfkesini tetikleyecek ifadeler kullanmak, bu yönde içerik üretmek.’

Bu anlamda sosyal medya, bir mayın tarlası. Bastığınızda sinirlerinizi zıplatıyor, öfkenizi taşırıyor. Gerginliğinizi artırıyor, saldırı altında olduğunuza dair bir iç sıkıntısı yaşatıyor.

Saldırıyı püskürtmek, yanlışı düzeltmek, tanımadığınız birini insafa davet etmek için yerinizden kalkıyorsunuz. Öfkeniz kabarıyor, aklınız devreden çıkıyor, duygularınız karmaşıklaşıyor. Zamanın hızla geçtiğini, yapmanız gerekeni yapmadığınızı fark ediyorsunuz. Artık cevap vermekten uzaklaşıyorsunuz. Ağzının payını vermeye(!) daha yakınsınız.

İşte o an, ‘öfke yemi’nin görevini başardığı zaman dilimi. Yeme yakalandınız. Artık o nereye çekerse oraya gideceksiniz.

Öfkelendirmenin binbir yolu bulundu. Öfkelendirip, üzerine ‘etkileşim’ inşa ediyorlar. Kaos çıkarıp, nicelikten şöhret ve para kazanıyorlar. Konunun istatistiği akıl almaz boyutlarda; Sosyal medyada bu türden içerikler, son bir yılda tam 3 kat artmış.

Bir adım geri çekilip baktığımızda, manzara şöyle: Sosyal medyanın bulanık denizinde, öfke yemine takılmaya hazır, şaşkın balıklarız.

İsmail Sert’in yazısı