Mülteci düşmanlığı bu denli yükseltilirse iki lanetli herif hiçbir talepleri olmaksızın da bu pisliği üstlenebilirler.
Evet, Sinan Ogan, Ümit Özdağ, Demet Akalın ve pek çok başkasının oluşturduğu atmosferden söz ediyorum. Düşmanlığı körükleyen, sadece kimlik üzerinden nefret dili ihdas eden bu isimler o kadının da, o bebeklerin de cinayetinin azmettiricisi durumundadırlar nazarımda.
Peki şimdi ne olacak? Kanaatimce mülteci düşmanlığı projesi artarak devam edecek. Düşman ilan edilen mültecilerde de öfke artacak. Yani istediklerini yapmak, projelerini hayata geçirmek için canhıraş şekilde çalışacak kötülüğün odakları.
Bu oyun nasıl bozulur peki? İnatla, ısrarla ve en önemlisi son derece gerçekçi yaklaşımlarla mülteci meselesini toplumun bütün katmanlarına anlatmakla bozulur. Mülteciler hakkında topluma empoze edilen yanlış bilgilerin hızla çürütülmesiyle ve sağlıklı bilgilerin hızla yaygınlaştırılmasıyla bozulur.
Faşizmin ayak sesleri kapımıza dayanmıştır. Etkin mücadele etmezsek sonuçları çok ağır olur.