Malum, AK Parti’nin en sevilen seçim şarkılarından biriydi ‘haydi bi daha bi daha bi daha.’ Şunu biliyorum: 2000’li yılların İslamcılığını AK Parti üzerinden anlatmak hem zaruret hem risk. Zira içeriğinde bolca ve sert eleştiriler barındırmak zorunda bu bölüm. Hem İslamcılara hem de AK Parti’ye üstelik.
Niçin anlatıyorum bunları peki? Birincisi ‘belki şu belgeseli yapmak için bana cesaret verirsiniz de motivasyonum artar’ umuduyla. İkincisi ve daha da önemlisi, yaklaşan referandum öncesi birkaç kelam edebilmeye bir vesile kılmak için.
Doğrusu bu ya, eşim dostum bana ‘referandumda niçin evet vereceksin’ diye sorduklarında onlara şu cevabı veriyorum: ‘Çünkü bunu benden Recep Tayyip Erdoğan istiyor ve bunu kesinlikle kendisi için istemiyor.’
Kabul, cevap kendi içerisinde hafif artistik bir ton taşıyor, ancak benim açımdan net bir hakikate de temas ediyor. Erdoğan, ‘Türkiye’ye doğru yaklaşan cismin ne olduğunu en iyi bilen isim’ olarak bir kalkan, bir koruma, bir tahkimat talep ediyor bizden referandumda ‘evet’ vermemizi isteyerek.