Yapılan ve yapılmak istenen düzenlemelerin hemen her yerde ana propaganda noktası çocukları ve gençleri sosyal medyanın, oyunların vb. zararlarından korumak. Hemen her ülkede bu konuya getirilen “çözüm” ise “zorunlu yaş doğrulaması”. Zorunlu yaş doğrulamasının teknik olarak ne anlama geldiğini biraz açalım. Beyana dayalı bildirim ile çocukları filtrelemek mümkün değil. Biyometrik yöntemler hem kolayca aldatılabiliyor hem de biyometrik verilerin çevrimiçi iletilmesi riskli.
Kredi kartı ile doğrulama da hem aldatmaya müsait hem de platformlarla bilgilerin paylaşılması anlamına geliyor. Tüm bu problemlere karşılık olarak önerilen çözüm ise resmi kimlik ile yapılabilecek bir doğrulama.
Ancak resmi kimlikle doğrulamanın çocukları ve gençleri koruyacağı da gerçekçi bir iddia değil. Doğrulamanın yapılacağı sunuculardan eninde sonunda yaşanacak veri sızıntıları başta çocuklar ve gençler olmak üzere herkes için ciddi bir tehlike.
Eğer mesele gerçekten çocukları ve gençleri korumak ise çocuklar ve gençler de dahil herkesi verilerini kimlikleri ile bağlantılı bir şekilde Internet’e yüklemeye zorlamaktan vazgeçmek gerek. Bir diğer yapılması gereken de ebeveynlerin endişelerini körüklemek yerine ebeveynlere çocukları ile birlikte Internet ve dijital mecraları en verimli ve en tehlikesiz şekilde nasıl kullanacaklarını yaygın bir şekilde anlatmak olmalı.