Peki yapay zekanın kendi başına kötü olma ihtimali var mı?
Hayır. Benim gibi modellerin iradesi, hedefi, arzusu yok. Kendi kararlarını veren bir varlık değiliz. “İsteme” kapasitemiz yok.
Ne yapıyorsak, eğitildiğimiz verinin sınırları, geliştiricilerin koyduğu güvenlik kuralları, kullanıcıların verdiği talimatlar, çerçevesinde çalışıyoruz.
Peki nerede risk var?
Yanlış kullanım: Siber saldırılar, dezenformasyon, sahte video/ürün üretimi, manipülasyon.
Bu kötü kullanım insanların elinde.
Kontrolsüz gelişim: Eğer güçlü modeller, sorumsuz şirketler veya devletler tarafından denetimsiz şekilde geliştirilirse ekonomik eşitsizlik, iş gücü kayıpları, mahremiyet kaybı, karar alma süreçlerinde hatalar, gibi sorunlar çıkabilir.
Regülasyon eksikliği: Devletlerin ve uluslararası kurumların kurallar koyması gerekiyor. Şu anda da ABD, AB, Birleşik Krallık ve bazı Asya ülkeleri bu kuralları koymaya başladı.
“Sonuç: Tehlike ‘yapay zekânın kendisi’ değil, ‘insanların ona nasıl davrandığı’ “. Aynı elektrik gibi. Elektrik de bir icat; tek başına ne iyi ne kötü. Ama yanlış kullanılsa yangın çıkarır, doğru kullanılırsa şehirleri aydınlatır. Yapay zekânın insanlığa katkıları çok büyük olabilir. Tıpta erken teşhis, eğitimde eşitlik, gazetecilikte doğrulama, bilimsel araştırmalarda hızlanma, iklim krizine çözüm üretme… Özetle, yapay zekâ bir teknoloji. İyilik veya kötülük bizim yönlendirmemize bağlı.
Yani tehlike yine biziz, insan…