10 yaşındayken annesini meme kanseri nedeniyle kaybeden ve geçen yaz kendisine de meme kanseri teşhisi konan Guardian gazetesi yazarı Hilary Osborne, ekime girerken madde madde bilgilendirici bir haber derlemiş; kısaltıp başka kaynaklardan da yararlanarak dilimize uyarladık:
Çok sayıda meme kanseri çeşidi var

Meme kanseri, süt bezinden kaynaklanıyorsa lobuler karsinoma, süt kanalından kaynaklanıyorsa duktal karsinoma olarak adlandırılıyor. Bu iki grup da kendi içinde süt bezinin veya süt kanalının henüz içinde olmasına veya dışına taşmasına bağlı olarak iki alt gruba ayrılıyor: Süt bezinin içinde ise lobuler karsinoma insitu (LCIS), süt bezinin dışına çıkmış ise invaziv lobuler karsinoma.
Süt bezi içinde saptanan LCIS daha ileri safhada süt bezi dışına çıkarak invaziv lobuler karsinomaya dönüşmediği için, son yıllarda artık kanser türleri arasında sayılmamaya başlanmış.
Medullar karsinoma ve Müsinöz karsinoma da diğer meme kanseri tipleri. Bunlar invaziv duktal karsinoma ve invaziv lobular karsinomadan daha iyi seyreden türler. Enflamatuar meme kanseri ise meme derisinde kızarıklık, ısı artışı ve kalınlaşma gibi bulgularla kendisini gösteriyor. Sıcak ve kızarık görüntü, enfeksiyon kaynaklı değil ama, kanser hücrelerinin meme derisi lenf kanallarına yayılmasıyla ortaya çıkıyor. İlk çıktığı andan itibaren ileri safha (Evre IIIB) kabul ediliyor.
Doktorlar kanserin nerede geliştiğini belirledikten sonra tümörlerin sayısına, büyüklüğüne, organdaki yayılımı, lenf nodlarına ulaşması ve metastazlarına göre de evrelendirme ve derecelendirme yapıyor. Evrenlendirme yapılabilen kanser türleri için genellikle dört evreden bahsedilebilir. Bu evreler hastalığın hangi aşamada olduğunu ifade eder; üçüncü derece en agresif olanıdır ve yayılma olasılığı en yüksektir.
Son olarak uzmanlar kanser hücrelerinin neye duyarlı olduğuna da bakıyorlar. Hilary Osborne’a konan teşhisteki ‘negatif‘, kanserin bazı hormonlara duyarlı olmadığı anlamına geliyormuş ki bu da Tamoksifen gibi bazı ilaçların tedavide işe yaramayacağı anlamına geliyor. “Ayrıca” diyor Osborne, “Üçlü negatif, kanser geni taşımayla güçlü bir şekilde ilişkilidir. Annemin hangi tipte olduğunu bilmiyorum ama üçlü negatif olsaydı ve ben bilseydim, bu yıllar önce genetik test yaptırmak için iyi bir neden olurdu.”
Herkese aynı tedavi uygulanmaz

Hilary Osborne sırasıyla kemoterapi, ameliyat ve ardından radyoterapi görerek tedavi olmuş. Başkaları için tedavi de bundan farklı bir sıralama uygun olabilir. Ayrıca herkes hepsine ihtiyaç duymaya da bilir.
Meme kanseri ameliyatının amacı, tümörün tamamının vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Cerrahi dışındaki tedavi yöntemleri tümörün tekrarlamasını (nüks) veya başka organlara yayılmasını önlemeye yöneliktir. Ameliyat öncesi ya da sonrasında uygulanan sistematik tedavi yöntemleri ilaç tedavisi (kemoterapi) ve/veya hormon ilaçları ile tedavi (hormonterapi) olabiliyor. Kanser tedavisinde sıklıkla tercih edilen radyoterapi, kanser hücrelerini öldürmek ve tümörleri ortadan kaldırmak amacıyla uygulanıyor.
Kemonun anlamları farklı olabiliyor
Kemoterapi kelimesi, çeşitli yollarla verilen çok sayıda ilacı kapsar. Kemo sadece ağızdan ağır tablet almayı veya hastanede oturup ilaçların damardan verilmesini içerebilir. İkinci seçenek, her defasında kola yeni bir kanül takılmasın diye göğse port takılmasını gerektirebilir.
Eğer BRCA genlerinden birine sahipseniz riskiniz çok büyük
Bazı çalışmalar genel kadın nüfusu için 80 yaşından önce meme kanserine yakalanma olasılığının yüzde 11 olduğunu gösteriyor. BRCA 1 veya BRCA 2 kanser genlerine sahip olanlar için risk sırasıylay üzde 79 ve yüzde 77’ye kadar çıkıyor.
Kanser olduğunuz halde sağlıklı görünebilirsiniz

“Her gün işe bisikletle gidiyor, tenis oynuyor, iyi besleniyor ve teşhis konulduğunda her zamanki kadar sağlıklı görünüyordum” diye anlatıyor Hilary Osborne; “Fark ettiğim tek semptom ağrıydı ve bunu, etrafı araştırıp yumruyu bulana kadar kas gerginliğine bağladım.”
Lenf bezlerimiz çok şey söylüyor
Koltuk altınız 40 civarında lenf bezine (bez=nod) ev sahipliği yapar. Meme kanseri en sık koltukaltı lenf bezlerine yayılım gösteriyor. Geçmişte hastalığın evresini belirlemek için koltukaltı lenf bezlerindeki tutulumunu saptamak ve lokal kontrolü sağlamak için koltukaltındaki tüm lenf bezlerinin çıkarılması tercih ediliyordu (aksiller diseksiyon). Ancak bu işlemin, kolda şişlik (lenfödem), omuz kısıtlılığı ve şekil bozukluğu, kol kuvvet azlığı ve kolda uyuşukluk gibi hastaların sık yakındığı yan etkilerinin bulunması araştırmacıları, başka yöntem arayışına yöneltti. Son yıllarda sadece tümör hücrelerinin bulunması olasılığı yüksek lenf bezlerini çıkarma yöntemi olan ‘Sentinel Lenf Nodu Biyopsisi Tekniği‘ geliştirildi.
Kemoterapi menopozu erkene çekebilir
Bazen doktorlar sizi aktif olarak menopoza sokmaya çalışabilirler: Meme kanserlerinin yüzde 80’i östrojene duyarlı olduğundan, doktorlar yumurtalıklarınızı baskılayarak, tümörün büyüyüp yayılmasını durdurmaya çalışabilir. 40’lı yaşlarının sonunda olan Osborne’a doktorları kemoterapiden bir yıl sonra menapoza girmesinin olası olduğunu söylemiş. Kanser hastalarına hormon replasman tedavisi de kanseri geri getirme olasılığı nedeniyle yapılmıyor.
Herşey için bir tablet ilaç var
Tedavi görürken yaşadığınız yan etkilerin hemen hemen hepsinin daha önce birinin başına geldiğini ve doktorların ve hemşirelerin her zaman bir cevabı olduğunu bilmek güven verebilir. Yan etkiler daha ortaya çıkmadan önce size bu yan etkilerle mücadele etmek için ilaç vermeleri de mümkün. Osborne’un kemoterapi nedeniyle beyaz kan hücreleri azalmış ve bu yüzden bazı enjeksiyonlar reçete edilmiş: “Bunlar şiddetli kemik ağrısına neden olabiliyordu, bu durumun tetiklemesi ihtimaline karşı bana bazı ağrı kesiciler verildi. Eğer onları alırsam mide astarımı korumak için başka bir şey almam gerekecekti. İyi haber şu ki kemiklerim acımadı.”
Saçlarınızın hepsi dökülmeyebilir
Meme kanserini tedavi etmek için kullanılan birçok kemoterapi ilacının en kötü yan etkilerinden biri saç dökülmesi. Osborne anlatıyor: “Tedaviye başlamadan önce onkolog bana herhangi bir müdahale olmazsa yaklaşık üç hafta içinde saçlarımın döküleceğini ve tedavi bitene kadar saçlarımın tekrar çıkmayacağını söyledi. Mevcut müdahale yöntemi soğuk bir başlık: Kemoterapiniz sırasında kafa derinizi soğutan ve folikülleri çok fazla ilaç almaktan koruyan bir şapka. Bu korkunç. Hayatınızın en kötü beyin donması baş ağrısının acısını çekerek saatler geçirirsiniz ve saçlarınız inceldikçe (ki çoğu durumda tedaviniz sona ermeden önce öyle olur) daha da acı verici hale gelir. Ama benim için buna değdi. Saçlarımın çoğunu korumayı başardım.”
Burun kılları önemli
Kemoterapi ve saç dökülmesini duyduğunuzda belki aklınıza gelmez ama diğer tüy ve kıllarınız da ilaç tedavisi sırasında dökülebilir. İşin iyi tarafı, bacaklarınızı tıraş etmek zorunda kalmayacak olmanız. Olumsuz tarafı ise dışarıdan burnunuza giren ve burnunuzdan da içeriye giden şeyleri durduran burun kıllarınızın da dökülecek olması. Burnunuz sık akacağı için yanınızda daima mendil bulundurmanız gerekebilir.
Mastektomi olsanız da dikkatli olmaya devam etmelisiniz
Meme dokusunun çoğunun çıkarıldığı mastektomi ameliyatı sonrasında kalan dokulara kanserin dönmesi olası. Radyoterapi riski azaltır ve kalıcı kanser hücrelerini elemek ve onların gelecekte gelişmesini durdurmak için tasarlanmış tabletler ve diğer tedaviler var.
Erken tanı hayat kurtarır
Meme kanserinin görülme oranı, yaşla birlikte artmakta. Bu nedenle 40 yaş sonrası kadınların düzenli meme muayenesi ve mamografi yaptırmaları çok önemli. Erken tanısı konmuş meme kanseri tamamen tedavi edilebilen bir hastalık. Kadınların her ay kendi kendilerine yapacağı kontrol, meme kanserinin erken teşhisine olanak tanımakta. Bu kontrol, genellikle adetin bitiminden itibaren dört beş gün sonra yapılmalı. Menopoza girenler, rahim veya yumurtalık ameliyatı olan kadınların periyodik olarak, ayda bir kez aynı günlere denk getirecek şekilde meme muayenesini yapmaları gerekmekte.
Hastalığın başlıca belirtileri ise şöyle:
Memede ele gelen şişlikler
Memede gözle görülür değişiklik
Meme bölgesinde renk değişikliği
Meme ucundan akıntı alması
Koltuk altında fark edilen şişlikler.