Yapay zekâ ile üretilmiş kötü içerik elbette gerçek bir sorun. Ancak yapay zekâ kullanmakla kötü içerik üretmek aynı şey değil. Bir fikri geliştirmek, anlatımı güçlendirmek veya üretim yükünü azaltmak için yapay zekâ kullanmakla, ortada bir fikir olmadan içerik üretip paylaşmak arasında büyük bir fark var. Asıl mesele de bu farkı görebilmek.
Çünkü yapay zekâ kullanımını görünür kılmak başka, görünür olan bu kullanımın içerik hakkında olumsuz bir izlenim yaratmasına izin vermek başka. Şeffaflık ancak kullanıcı açısından nötr kaldığında anlamlı. Eğer “AI kullandı” bilgisi zamanla “daha değersiz”, “daha az özgün” ya da “daha az görünür olmalı” gibi bir anlama dönüşüyorsa, şeffaflık bir güven mekanizması olmaktan çıkıp bir tür fişlemeye dönüşebilir.
Tartışılması gereken tam olarak bu. Yapay zekâyı kullanıp kullanmamak değil; kullanılan yapay zekânın neden bir “işaret” hâline getirildiği ve bu işaretin kullanıcı açısından ne anlama geldiği.