Sıra işçinin, emekçinin, memurun taleplerine geldiğinde neoliberal laf salatasına döndürülmüş, sözde derin teknik analizlerle kırk dereden su getirenler, her kriz anında gözünü var olan haklara dikiyorlar. Ama devasa savaş, savunma ve güvenlik harcamalarını hiç mi hiç sorgulamıyorlar.
Sürekli işçilerin birikimleri ile kurtarılan batakçı sermayedarların, şu bekamızı tehdit eden dış saldırıların herhangi birisinde ‘Bu kez de kârdan yiyelim, ne esnemesi ne işten çıkarması?’ dediklerini, dolaylı vergileri sorguladıklarını hiç duydunuz mu?
Çalışanın krizde ilk atılacak safra, batakçı sermayedarların ise krizde ilk kurtarılacak elitler olarak görüldüğü sistem devam ettikçe savaş da bitmez, sömürü de. Ve bu ikisi doğrudan bağlantılı ve sınıfsaldır.