28 Mayıs 2023 akşamı 3. kez ve anayasaya da aykırı olarak cumhurbaşkanı seçildiği günün hemen arkasından ilan ettiği “yeni anayasa yapma” çağrısından beri Erdoğan ve AKP yeni anayasa yapma iddiasını diri tutmaya çalışıyor. Ancak ne önceki ne de o çağrıdan sonraki uygulamalarına bakıldığında Erdoğan’ın mevcut anayasanın ne dediğini umursamadan, anayasaya aykırı ne yapılacaksa onları yapmaya devam ettiğine tanık oluyoruz. Bu yüzdendir ki Erdoğan’ın yeni anayasa iddiasına karşı çıkan muhalefet “Sen önce mevcut anayasaya uy” demektedir! Erdoğan ve partisinin “Sivil ve demokratik yeni bir anayasa yapacağız” diye ortaya çıkmalarından beri sürdürdüğü uygulamaların; sivil ve demokratik anayasanın ‘s’ ve ‘d’si ile bile aralarındaki makası her geçen gün artırması açıkça gösterdi ki; Erdoğan ve AKP’nin Meclis grubunun aslında “sivil” ve “demokratik” bir yana; sıradan bir anayasa gibi bile ciddi bir isteği yoktur!
İşlerine geldiğinde muhalefeti ve karşıtlarını anayasaya uymamakla suçlayarak sindirme, işlerine gelmediğinde “Bu cunta anayasası, buna mı uyacağız?” deme konforunu meşrulaştırmışken tek adam yönetimi neden yeni bir anayasa istesin ki! Tabii gerçekte yeni anayasa amacı olmayan bu girişim mevcut anayasanın “Bir kişinin cumhurbaşkanı seçilmesinin ‘iki kez’ ile sınırlandırılması”, “Barajın yüzde 50+1’den yüzde 40’lara çekilmesi” gibi bazı maddelerinin pazarlıklarla değiştirilmesi Erdoğan ve partisi için çok iyi bir “bonus” olur!
Aslına bakılırsa mevcut Meclisin anayasa yapacağını iddia ederek ortaya çıkmanın kendisi bile iktidarın gerçekte anayasa yapma niyetinin olmadığının kanıtıdır. Çünkü bırakalım “kurucu meclisi”; iktidar anayasa gibi temel bir yasayı yapmak istiyorsa bunu en güçlü oluğu, toplum nezdinde itibara sahip olduğu dönemde yapsaydı en azından niyetinin ciddiliği konusunda inandırıcı olabilirdi. Nitekim Numan Kurtulmuş da bunu kabul etmekte ve eğer AKP ve CHP önayak olursa “yeni anayasa” konusunun halkın gündemi olacağını söylemektedir. Kısacası “yeni ve demokratik anayasa” sorunu tek adam rejimi ve onun müttefiklerinin boyunu çok aşan bir sorudur. Bu yüzden onların girişimleri gerçek bir demokratik anayasa ihtiyacını istismar etme ve bunun arkasında halkın boğazını sıkan Erdoğan-Şimşek programını hayata geçirmenin örtüsü olarak kullanmaktır.