Siyasi emellerin, toplumsal kamplaşmanın aracı haline getirilen Suriyeliler, ne yazık ki buna bağlı olarak ırkçı-milliyetçi nefretin de hedefi oluyorlar. Birbirleriyle yarışan milliyetçi, şoven liderler yaratılan düşmanlık üzerinden oy devşirme, kitle kazanma derdindeler. Üretilen bu yabancı düşmanlığı, sığınmacı karşıtlığı ne yazık ki çeşitli ilerici, demokratik çevreleri de esir alabiliyor.
İtiraz ve kaygılar yabancı karşıtlığına düşmeden, milliyetçi-faşizan histerinin değirmenine su taşımadan doğru bir temelde yapılmalı. Sığınmacı sorunu iktidarın iflas eden dış politikasından bağımsız ele alınamaz. Öfkeyi doğru adreslere kanalize etmek tarihsel bir sorumluluk. Bu bilinç olmadan yapılacak her şey egemenlerin, gericilerin dümenine su taşıyacaktır. Daha önce de yazdığımız gibi aksi takdirde iktidarın yanlış politikalarının faturasını bir kez daha bütün bir toplum ödeyecek.