Peki, “dış güç” ne demek? Herhalde Türkiye’nin rakibi, hasmı, düşmanı durumundaki ülkeler.
Bir ülkenin dünyada rakiplerinin ve düşmanlarının bulunmasını kötü yönetimin bahanesi olarak göstermek doğru mu? İlk sorumuz bu.
Ülkenin nispeten iyi yönetildiği, şimdi övünerek referans verilen devirlerde ne yapıyorlardı bu dış güçler? Neden iktidarınızın her bakımdan en zayıf olduğu günlerde sizi engellemeyi başaramadılar da tarihte hiç kimseye nasip olmamış bir güce sahip olduğunuz bugünlerde ne yapsanız hemen elinizi tutuyorlar?
Siyasi gücünüzün en zayıf olduğu günlerde mesela liradan altı sıfırı atabildiniz, şimdiyse en güçlü zamanınızda paramıza yeni sıfırlar ekleniyor. Bu nasıl oluyor?
Dış güçlerle mücadele mi ediyoruz sahiden? Yoksa başarısızlıklarımıza kılıf mı uyduruyoruz?
İkincisi, tam olarak kim bu düşmanımız olan güç(ler)? Adları, adresleri belli değil mi?
Miting kürsülerinde başka, kapalı kapılar ardında başka türlü konuşarak mı mücadele ediyoruz bu dış güçlerle?
Gelgelelim asıl sorulması gereken soru şu: İnsanlar ekonomi yönetiminin sarpa sarmasının sonucu olan sıkıntıların “aslında dış güçlerin işi” olduğu açıklamalarına nasıl inanıyorlar?
Üstelik bu açıklamalar kendi içlerinde bile çelişki dolu…
Mesela üretim odaklı ekonomiye geçiyoruz deniliyor bir yandan… Öbür yandan üretim araçları sudan ucuza yabancılara satmaya uğraşılıyor.
Mesela düşmanlarımız ekonomimize saldırıp paramızın değerini düşürüyorlar deniliyor bir yandan… Öbür yandan, ekonomide denediğimiz yeni modelin icabı olarak milli paramızın değerini düşük tutuyoruz ki ihracat artsın deniliyor.
Mesela dış güçlere karşı beka mücadelesi veriyoruz deniliyor bir yandan… Öbür yandan bu dış güçlerin koçbaşı diye gösterilen BAE için diz çöktürdük, ayağımıza getirttik, 10 milyar dolar da parasını aldık deniliyor.
Nasıl oluyor da bunların her ikisine birden inanabiliyor bazı insanlar? Daha doğrusu ne söylense niye inanıyorlar? Akıllarının, mantıklarının süzgecinden geçirmiyorlar mı söylenen bu lafları?