Uzun lafın kısası: Yılbaşı kutlamasının Hıristiyanlıkla doğrudan bir ilgisi yok. Ayrıca yeni bir yılın başlamasını eğlenerek karşılamanın dinî bir sakıncası yok. Din adamlarının bu kutlamalarda taşkınlık ve ölçüsüzlük yapılmasına karşı çıkmaları ve özellikle başka bir dine ait figürlerin kullanılmasından rahatsızlık duymaları son derece doğru.
Yani, mesela “yılbaşında içki içmeyin, kumar oynamayın” diyebilirler. Ancak “yılbaşını kutlamayın” demeleri doğru değil. Ona bakarsanız, Nevruz da dinî kökenli bir bayram değil ama kimseye Nevruzu kutlamayın demiyoruz. En fazla “kutlayın ama taşkınlık yapmadan, insanları rahatsız etmeden, lastik falan yakmadan kutlayın” diyoruz.
Şu da var: Türk toplumunu kavgasız gürültüsüz ve birlik içinde yaşatmak istiyorsak bazıları evvelden beri var olan bazıları ise modernleşme döneminde ortaya çıkmış birtakım kültürel farklılıklar zenginlik olarak görülmeli. Farklılıklar kaşınmamalı.
Bunlardan birini diğerine tercih etmek kararı bireylerin iradesine bırakılmalı; bu seçim devletin veya hükümet kurumlarının işi olmamalı. Dört bir taraftan devasa problemlerin üstesinden gelmek için milletçe mücadele verdiğimiz bir dönemde birileri de hiç değilse toplumsal fay hatlarını harekete geçirecek tutumlardan uzak tutulmalı.