Anlaşıldığı kadarıyla akıllarında başörtüsü konusunu referanduma götürmek var en başından beri. Yani önümüzdeki seçimde iki ayrı sandık kurulması, iktidar partisinin seçim propagandasının “başörtüsü için oy” çağrısıyla iç içe yürütülmesi amaçlanıyor.
Yalnız, işin teknik tarafında zorluklar var. Bir anayasa değişikliği teklifi TBMM’de 400’ün üzerinde oy alırsa kabul edilmiş oluyor, 360’ın altında oy alırsa gündemden çıkıyor. 360 ile 400 arasında evet oyu verilmişse bu durumda referanduma gidiliyor. Ama teklif 400 oyla kabul edilse bile Cumhurbaşkanı tarafından yine halk oyuna götürülebiliyor.
Muhalefet oylamalara katılmasa teklif geçersiz olacak ve gündemden kalkacak. Ama bu durumda seçim mitinglerinde “Bunlar Meclis’te başörtüsüne oy vermediler” diye suçlanacaklar. Kabul oyu verseler de meselenin yine referanduma götürülmesi ve iktidarın seçim propagandasının parçasına dönüştürülmesi ihtimali var. Bu yüzden muhalefetin iki isteği var iktidar blokundan: Bir, Meclise sunulan teklifte temel haklar konusunu gözeten birkaç küçük düzeltme yapılması. İki, anayasa değişikliğinin Meclis’te kabul edilse bile “yine de” referanduma götürülmeyeceğine dair Erdoğan’ın söz vermesi.