Örneğin, geçenlerde seyrettiğim bir sokak röportajında 18-19 yaşlarında bir genç kızımız önümüzdeki seçimde ilk oyunu CHP’ye vereceğini söylüyordu. Yanındaki AK Parti taraftarı annesi ise bu sözleri demokratik bir olgunlukla karşılayarak “Ben karışmam, kendi kararı” diyordu. Öyle diyordu ama kızının siyasi tercihini “CHP hükümetlerini hiç görmemiş olmasına” bağlıyordu. “O da bizim gibi o yılları yaşamış olsaydı bugün hangi partiye oy vereceğini bilirdi” diye ilginç bir yorum yapıyordu.
Anne görünüşe göre kırklarında veya belki en fazla ellilerinin başında olabilecek bir hanımefendi. ‘CHP iktidarını’ görmüş olması pek mümkün değil. Öyle anlaşılıyor ki AK Parti öncesindeki iktidarların hepsini birden kastediyor CHP hükümetleri derken. Çünkü AK Parti seçmenlerinde sık görülen bir bakış bu. 2002 öncesini ‘CHP devri’ olarak tasnif ediyorlar.
Bu tuhaf düşüncenin kaynağı bilgisizlik mi? Bilgisizlik olamaz elbette. Burada dikkat etmemiz gereken nokta ‘CHP zihniyeti’ ifadesi belki de.
“Bir toplu iğne bile üretmeyen, her yere heykel diken, Boğaza karşı viski içen, Batılı devletlerin sözünden çıkmayan, dindar insanları hor gören” bir zümrenin dünya görüşünü ifade ediyor CHP zihniyeti sözü AK Partililerin siyaset lugatında.
Yalnızca bir partinin değil, aynı zamanda bir zihniyetin adı CHP onlara göre. AK Parti öncesinde buz dolabı, çamaşır makinası vs. olmadığı gibi ülkeyi yönetenler de CHP zihniyetinin sahiplerinden başkası değildi.
CHP burada “AK Parti olmayan” anlamına geliyor. Yani AK Parti dışındaki tüm partileri kapsıyor.