Ülkemizde ücretli kesimin maaş düzeyi oldukça düşük seviyede ve refahtan (gıda özelinde) pay alamamaktadır. Asgari ücret ile ortalama ücret farkı giderek azalmakta ve bu durum eğitimle orta-sınıf bilinci oluşmasının önüne set çekmektedir. Oysa demokrasilerin gelişmesi ve hak arayışlarının sağlanması bu sayede güçlenebilir.
Özel sektörün ödediği ücretler nispeten daha fazla artış göstermiş olsa da özellikle emeklilik sistemi adeta yokluk maaşına hapsolmuş durumdadır. Kaybet-kaybet formülünü bir an önce kazan-kazan formülüne geçirmemiz gerekiyor.
Son aylarda yaşanan yüksek enflasyon ve özellikle gıda-kira artışları çalışanları açlık sınırının altına düşürerek yeni bir hak arayışını zorunlu kılmaktadır.
Bu durum sadece özel sektör ödemeleri ile değil, asıl sorumlu olan kamu ve ülke yöneticilerinin sorumluluğu ekseninde ele alınmalıdır.