Faize 60 milyar dolar öderken şimdi bir de karşımıza yatırımcıların kaybettiği 70 milyar dolar sorunu çıktı.
İki maliyetin toplamı 130 milyar dolara geliyor.
Bir taraftan faizci ülke olurken diğer yandan foncuların büyük vurgununa şahit olduk. İki ağır darbe tam da zor dönemde karşımıza çıkmış oldu.
Önce faiz yükü hakkında eski tespitimi tekrar edeyim: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu operasyonu ile faiz & enflasyon zinciri bozulmaya başladı.
Ve yılda yaklaşık 2 trilyon lira fazladan faiz ödemeye başladık. Bu 2 trilyon siyasi operasyon maliyeti olarak karşımıza çıkmıştır.
Bu ek faiz maliyetinin 1,4 trilyonunu özel kesim öderken 600 milyar lirasını da kamu ödemektedir. (Rakamlar yaklaşık değeri veriyor)
Gelelim foncuların vurgununa… Şimdilik sadece borsa piyasasına maliyet 3 trilyonu aştı bile. Bu maliyetin dalga dalga diğer alanlara ve reel sektöre yansımalarını da görmeye başladık.
Peki, ne olacak?
Bugün maalesef konuşulmasın, konu kapansın düşüncesi ile dalga dalga tutuklamalar yapılıyor.
Ülke yönetimi maalesef gerçeklerle yüzleşmek ve sorunları azaltmayı “baskı yöntemi” ile çözmeye çalışıyor.
Lakin, bugüne kadar görüldüğü üzere bu sistem tam tersine sorunları ve ekonomik yükü daha da artırmaktadır.
Ve aynı zihniyet devam ederse altından çok ama çok zor kalkacağımız bir döneme doğru hızla gidiyoruz.