İbrahim Ekinci: Şehir hastaneleri müteahhitlerine vatandaşın 340 milyar lirasını ödemişler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Şehir hastanelerine şu ana kadar 10 milyar dolar ödettiler bize. AKP müteahhit kollarının hastane kadrosu yatırımını geri aldı. Ama daha, hiç yoktan 40 milyar dolar civarında daha ödeme yapacağız. Bu büyük maliyete rağmen yeterince yenidoğan ünitesi, yeterince yoğun bakım yatağı yok devletin. Özel hastanelere sevk usulü ile evladımız, anamız, babamız katil çetelerin eline düşüyor.

Konuyu, vatandaşa, “cebimizden kuruş çıkmayacak” diye anlatanlar, vatandaşın 10 milyar dolarını şehir hastaneleri müteahhitlerine (bu muteber AKP kadrosuna, Gençlik Kolları, Kadın Kolları gibi Müteahhit Kolları diyebiliriz) ödemişler. Yıl yıl ödemeleri gösteren tablosu sayfada. Bu para TL olarak 340 milyar demek. Şimdi artık bütün hastanelerin devreye girdiğini düşünürsek, yıllık ödeme 2,5 milyar dolar gibi bir rakamı geçebilecek. Eğer önceki bakanın “işletme süreleri ortalama 18 yıl olacak” sözüne güvenir de hesap edersek, demek ki bir 30 milyar dolar daha ödenecek. 30 milyar dolar demek 1 trilyon TL demek.

Fakat düşünebiliyor musunuz, bu maliyete karşın hala kamu hastanelerinde yeterince yeni doğan ünitemiz, yoğun bakım yatağımız yok. Ve SGK, gözü dönmüş çetelerin soygun yerine dönüşmüş. Bir yanda bebek cenazelerimiz var. Yoğun bakımda katledilmiş yaşlı hastalarımız var. Bir yanda bu katliam hastanelerine SKG tarafından ödenen milyarlar var. Son yılın rakamı 24 milyar lira! Bir başka yanda da şu ana kadar hastane müteahhitlerine ödenmiş 340 milyar liralık garanti (kira + hizmet bedeli) faturası var. Sağlıkta devrim yapıyoruz, yaptık diyenlerin düzeni bu. Sağlıkta “devrim” yapanlar yeni hastane yapımı işini müteahhit kollarına, piyasayı özel sektöre bırakmış durumdalar. Sağlıkta özel sektör hastanelerinin payı yüzde 37’yi bulmuş durumda. Sağlık gibi bir temel vatandaşlık, temel insan hakkı olan bir konu, yamyamların insafına terk edilebilir mi?

İbrahim Ekinci’nin yazısı