Asgari ücret görüşmeleri başladı ve bu günlerde herkesin merak ettiği konu, 2026 yılı asgari ücretinin ne kadar olacağı. Ancak asgari ücret ne kadar artarsa artsın, kazanan genellikle devletin kasası olacak. Çünkü vergi dilimleri, ücret artışlarına yetişmiyor ve çalışanlar yıl içinde daha yüksek vergi oranına giriyor.
Maaş artıyor gibi görünse de, çalışanın eline geçen net para her yıl eriyor. Bunun nedeni sadece gelir vergisi değil; KDV, ÖTV, harçlar ve çeşitli fonlar, çalışanların kazancının büyük kısmını harcamadan önce alıyor. Yani ücretli çalışan, üretirken değil, hayatını sürdürürken vergi ödüyor.
Gelir vergisi dilimleri, ücret artışlarına göre güncellenmediğinde ortaya vahim bir tablo çıkıyor: maaşı yükselen çalışan daha çabuk üst vergi dilimine giriyor ve kazancının önemli kısmını vergi olarak ödüyor. Örneğin, orta gelirli bir çalışanın yıllık kazancı, vergi dilimlerinin düşük tutulması nedeniyle, beklenenden daha yüksek oranda kesinti ile karşılaşıyor.
Ücretler artsa da vergi dilimleri aynı hızla güncellenmediğinde, çalışan artan maaşı üzerinden daha fazla vergi ödemeye başlıyor. Bu, çalışan açısından maaş artışının gerçek anlamda bir kazanca dönüşmesini engelliyor.
Vergi cehennemi çalışanı boğuyor. Gelir vergisi, KDV, ÖTV ve harçlar birleştiğinde, çalışan üretirken değil, yaşamını sürdürürken vergi ödüyor.