Hrant Dink Vakfı raporundan: Medya, mağdur kadını 'provokatif fail' olarak sunuyor

 

Hrant Dink Vakfı’nın hazırladığı rapor, şiddet mağduru kadınların, haberlerin metin ve görsellerinde ‘provokatif bir fail’ olarak sunulduğunu ortaya koydu.

Hrant Dink Vakfı’nın Medyada Nefret Söylemini İzleme Çalışması kapsamında hazırladığı ‘Türkiye Medyasında Kadınların Temsili: Gazete ve İnternet Haberciliği Raporu’ yayınlandı.

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Feyza Akınerdem’ın kaleme altığı raporda, önceden belirlenen anahtar kelimeler üzerinden taramaya takılan haberlerden rastlantısal olarak seçilenler ele alındı.

Raporda, kadınların faili yahut mağduru olduğu olayların haberleştirilme süreçleri toplumsal cinsiyet açısından değerlendirildi.

‘Makbul olan’ı haberler belirliyor

Raporda, haberlerde var olan toplumsal cinsiyet kurgusuna dikkat çekildi: “Normatif alanda görünmez olan ve verili kabul edilen toplumsal cinsiyet, haberde dikkat çekici bir karşılaşmaya dönüşür. Yani kadınlar kabul gören kadınlıklarını, erkekler kabul gören erkekliklerini gerçekleştirdikçe çoğu zaman haberlere konu olmazlar. Ne zaman ‘sınır aşılırsa’ o zaman yaşanan durum, haber değeri taşır. Böylece makbul olanın sınırları, çarpıcı olan üzerinden çizilir.”

Fail kadın olunca cinsiyet başlıkta vurgulanıyor

Raporda, ‘Kadın canlı bomba ile beş kişi tutuklandı’ başlıklı bir haber ele alınarak şöyle dendi: “Failin cinsiyeti, haberin konusunda başat bir nitelik taşımamasına rağmen vurgulanıyor. Diğer faillerin cinsiyeti varsayılan olarak kabul edilerek haberde dile getirilmiyor; başka bir deyişle, canlı bomba eylemcilerinin cinsiyeti erkek olarak varsayılıyor. Kadın fail, makbul kadınlıktan sapma gösterdiği için parlatılıyor ve haberin manşetine taşınıyorb”

‘Kadın, cinsel saldırının provokatörü olarak çerçeveleniyor’

Kadın cinselliğinin medyada ‘erotik, metalaştırıcı ve küçük düşürücü temsillerle’ dolaşıma sokulduğu ifade edilen raporda, ‘pornografik temsil’in çizilen ‘makbul’ sınırın ‘aşılınca’ kullanıldığı belirtildi: “Bu gibi durumlarda temsilin göstereni, her zaman makbul olmayan kadınlık halleridir. Bu temsillerde kadınlar sadece erkek bakışının nesnesi değildirler: aynı zamanda sansasyonel bir durumun faili ya da kendisine yönelik cinsel saldırının provokatörü olarak çerçevelenirler. Böylece hem cinsellik, kadınlık hallerinin normalden taşan, sınırı ihlal eden bir durumu olarak temsil edilir; hem de normalden taşan, sıra dışı, sansasyonel ve şiddet içeren olaylar cinsel metaforlarla haberleştirilir.”

Erotik görsellerin tecavüz ve cinsel istismar haberlerinde sıkça kullanıldığını, bunu da sadece ‘kadının nesneleştirilmesi’ olarak ifade etmenin yetersiz kalacağı savunulan raporda, bazı haberlerde kullanılan metin ve fotoğrafların, olayın mağduru olan kadınları ‘provokatif bir failliğe’ dönüştürmeye çalıştığı vurgulandı.

Mağdur kadınlara ‘kışkırtıcı’ rolü yükleniyor

“Haberde kullanılan görsel ve yazılı metindeki cinsel çağrışımlar, toplumsal cinsiyet rejiminin kadınlar açısından nasıl eşitsiz biçimde işlediği meselesini tartışılmaz, konuşulmaz hale getirir” denen raporda, mağdur kadınların ‘kışkırtıcı’ olarak konumlandırıldığı anlatıldı: “Kadınlar sistematik şiddetin değil, kendi iddialarının, görünüşlerinin, taleplerinin kurbanı gibi sunulmuş olurlar. Şiddet, bu ‘taşkın’ kadınlığın normal bir sonucu olarak haberin satır aralarında yerini alır.”

Şiddet haberlerinde fail erkek gizleniyor

Kadınların mağdur olduğu, şiddete uğradığı ve öldürüldüğü olayların, genellikle fail olan erkeklerin değil mağdur olan kadınların merkeze alınarak haberleştirildiğinin aktarıldığı raporda, şunlar kaydedildi: “Bu durumda manşete çekilen ve haber metninde üzerinde durulan konu, fail ya da mağdur olarak kadının ne yaptığıdır. (Raporda örnek verilen) kadının fail olduğu cinayet haberinde cinayet silahına, cinayet saatine, maktulün savunmasızlığına, kadının planlı olduğuna yapılan bütün vurgu, erkeklerin fail kadınların mağdur olduğu haberlerde yok olur.”

Siyasi ve ırk temelli ayrımcılık

Raporda, kadına yönelik ayrımcılığın siyasi ve ırk temelli olarak yapıldığı da ele alındı.

Buna örnek olarak da Takvim gazetesinin ‘Heval bu ne hal’ ve ‘Grup fezleke’ manşetleri ve farklı gazetelerin Suriye uyruklu kadınlara ayrımcılık içeren haberleri gösterildi.

Raporun tamamı, vakfın web sitesinde yer alıyor.