Devletin 1 Mayıs günü Taksim Meydanı’nı emekçilere kapatması, düpedüz Anayasa’ya aykırıdır.
Beşiktaş’ta, Şişli’de, Okmeydanı’nda biber gazları, molotof kokteylleri ile ortalık savaş alanına dönmüşse bu, Taksim’in emekçilere açılmamış olmasındandır.
Taksim’in kapatılması, ne hukuken ne de aklen meşrulaştırılması söz konusu olmayan despotik ve karakuşî bir karardır.
Taksim, bir ‘anısal simge’dir. Tıpkı Moskova’daki Kızıl Meydan, tıpkı Atina’daki Omonia Meydanı, tıpkı Havana’daki Devrim Alanı, tıpkı Paris’teki Bastille Meydanı… gibi!
1 Mayıs göstericilerine açmışken, iktidarın, emekçilerin Taksim’e çıkmalarına izin vermemesini, bile bile bir çatışma ve kaos ortamı yaratmak ve bunu kendi hesabına yeni bir mağduriyet üretmek olarak okumak gerekiyor.
Anlaşılan o ki, AKP iktidarı, mağduriyetlere sığınma bahanesinden çok hoşlanıyor…
Şimdi önümüzde 31 Mayıs var; Gezi olaylarının 1. yıldönümü!
Geçen yılki olayları anmak için Gezi’cilerin bir ‘anısal simge’ olarak Taksim Meydanı’nda olmak isteyeceklerinden hiç şüphem yok!
Ümit ediyorum ki, iktidar 1 Mayıs’ta yaptığını tekrarlamasın!