Lösemi, lenfoma, miyelom, talasemi gibi çok sayıda önemli ve hayati hastalığın tedavisini yapan hematoloji (kan bilimi) yan dal uzmanlığının tercih edilmemesi endişelere yol açıyor. 2025’te pediatrik hematoloji için açılan 63 kadronun 42’si, erişkin hematolojisindeyse 75 kadronun 38’i boş kaldı.
Hematoloji alanında açılan kadrolar her geçen yıl artsa da kontenjanların önemli bir bölümü hâlâ tercih edilmiyor. Bir önceki yıl da tablo çok parlak değildi. 2024’ün ilk yan dal uzmanlık sınavında çocuk hematolojisinde 23 kadrodan 5’i, erişkin hematolojide 31 kadrodan 5’i dolmadı. İkinci sınavda çocuk hematolojisinde 71 kadrodan 35’i, erişkin hematolojide 62 kadrodan 14’ü boş kaldı.
Türk Hematoloji Derneği’nin düzenlediği 51. Ulusal Hematoloji Kongresi’nin konularından biri de bu önemli sorun oldu.
Son yıllarda tedavi olanaklarındaki gelişmelerle pek çok hematolojik hastalıkta hastaların yaşam süresi uzadı ve kalitesi arttı. Hatta bazı hastalıklarda tamamen kür sağlandı. Ancak bu tedavileri verecek hematolog eksikliği çözüm bekleyen bir sorun olarak ortada duruyor.
Halen Türk Hematoloji Derneği’ne kayıtlı 252 pediatrik hematolog ve 618 erişkin hematolog var. Ama ülkenin ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Düşük olan bu oran hizmette aksamalara, hekime ulaşmada gecikmelere ve özellikle kompleks hastalığı olan bazı hastalarda ciddi zorlanmalara yol açabiliyor.
Türk Hematoloji Derneği, Avrupa Hematoloji Derneği ile birlikte tıp fakültesi öğrencilerini alana çekmek için ‘fitili ateşleme’ dedikleri çalışmalar yapıyor. Kurslar düzenliyor. Yan dal uzmanlık sınavında ilk 20’ye giren hekimlere üç yıl boyunca burs veriyor. Okullarda ayrıca eğitiyor. Standart eğitim alabilmeleri için kurslar düzenliyor ve eğitim grupları kurarak destek veriyor.
Ancak bu destekleyici girişimler hekimleri hematolojiye çekmek için yetmiyor.
Eğitim süreci uzun
Hematoloji yan dal uzmanlığı uzun bir yol. Altı yıllık tıp eğitiminin ardından tıpta uzmanlık sınavını geçip, dört yıl dahiliye uzmanlığı eğitimi almak gerekiyor. Hematoloji bir yan dal. Yan dal sınavını da aşmak gerekiyor. Özetle hematoloji eğitimine başlama yaşı 35’i buluyor. Hematoloji uzmanlık eğitimiyse üç yıl sürüyor.
Her bir aşamadan sonra ortalama iki yıl süren mecburi hizmet de denkleme giriyor. Mecburi hizmete gidilen hastanelerin alt yapısı hematoloji hekimlerinin işlerini yapması için yetersiz olabiliyor. Hematoloji bir ekip işi. Tanı ve tedavi için ayrıca iyi bir patoloğa, radyoloğa, enfeksiyon hastalıkları uzmanına, deneyimli hemşirelere, altyapısı uygun laboratuvara, hastaların yatırılabileceği özel koşulları olan servise ihtiyaç var.
Yoksa hematoloji uzmanları dahiliyeci gibi çalışıyorlar. Hematoloji hastalarını başka yerlere sevk etmek zorunda kalıyorlar. Hastalar belli merkezlerde yığılıyor. Ağır iş yükü de hematoloji uzmanlığından uzaklaşma nedenleri arasında yer alıyor.
7X24 çalışmak zorunda olmak, ağır hastalıklarla uğraşmanın duygusal yükü, muayenehane açamamak başka caydırıcı etkenler.
Özetle hekimlerin hematolojiyi tercih etmesi için çok daha güçlü motivasyonlara ihtiyaçları var.
‘Mecburi hizmette mikroskop dahi bulunmayabiliyor’

Dernek başkanı Prof. Dr. Muhlis Cem Ar meselenin çözümü için Sağlık Bakanlığı’na önerilerde bulunduklarını söyledi: “Başka bazı branşlarda da benzer sorun yaşanıyor. Bir takım esnek modellemeler yapılabilir. İhtiyaç duyulan yan dallarda mecburi hizmet geçici süreyle ertelenebilir, kaldırılabilir ya da kısaltılabilir.
Birkaç yıl sonra, örneğin romatolog eksikse bu kez onlara uygulanabilir.
Bakanlık kontenjanları artırmayı tercih etti. Bir miktar işe de yaradı. Ama genel sağlık politikası üzerinden, sadece hematoloji değil diğer branşları da gözeterek meselenin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.”
Hematologların mecburi hizmet için gittikleri ücra yerlerdeki alt yapının mesleklerini icra etmeye elverişli olmadığını vurgulayan Ar, şöyle devam etti: “Mikroskop bile bulunmayabiliyor. Hematolog mikroskopsuz olmaz. Periferik yayma testini yapabilecek bir laboratuvar olmayabiliyor.
Dahiliye hastası bakar gibi çalışmak ne hekimi ne de bölgeyi tatmin ediyor.
Gördüğü hastayı başka yere transfer etmek zorunda kalıyorlar. Gönderdikleri yerin de iş yükü fazlaysa hastayı almak istemiyorlar.”
‘Yoğun ve duygusal yükle çalışıyoruz’

Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özgür Mehtap “En büyük sorunumuz yetişmiş uzman sayısındaki azlık. Şunu açıkça söylemeliyiz ki, hematoloji genç hekimleri kolayca seçtiği bir alan değil” dedi.
Mehtap’a göre yaşanan sorunun üç temel sebebi var. Birincisi, hematoloji son derece zor ve yüksek sorumluluk gerektiren bir branş. Çok ağır hastalıklarla, çok yoğun tedavi süreçleriyle ve çok yüksek duygusal yükle çalışılıyor. İkincisi, bu kadar ağır bir iş yükünün altına giren uzman sayısı hâlâ yeterli değil. Üçüncüsü, bu branşın gerektirdiği emek, zaman, gece-gündüz takip zorunluluğu kişisel ve ailevi hayat üzerinde de ciddi bir baskı oluşturuyor.
Her şeye rağmen, önceki dönemlerle kıyaslandığında hematolojiye yönelimde bir artış olduğunu da ifade eden Mehtap, “Süreçte Sağlık Bakanlığımızın konuyu yakından takip ettiğini ve çözüm yolları üzerinde çalıştığını biliyoruz. Bu bizim için çok olumlu bir tablo” dedi.