Peki Dera kentinin Suriye ordusunun kontrolüne geçtiği bugünlerde Rusya-ABD-İran-Suriye arasındaki diplomatik süreç ile sahadaki durumu nasıl etkileyecek?
Bu sorunun cevapları açısından 16 Temmuz’daki Putin-Trump görüşmesi büyük önem taşıyor. ABD’nin Suriye topraklarından çekileceğini öne süren de var, krizin derinleşebileceğini savunanlar da…
Zirvenin sonuçlarını şimdiden kestirmek güç ancak Dera’dan sonra geriye İdlip ve Kürtlerin kontrolündeki bölgeler kalıyor. İdlip kentine Rusya destekli bir askeri operasyon yapılacak gibi görünüyor.
Ancak İdlip konusunda Türkiye’nin ABD ile görüşmeleri ve ortak hareket edip etmeme konusunda anlaşma yapılması belirleyici faktörlerden biri. Gerçi Türkiye, Suriye içindeki Kürtleri tehdit olarak görürken ABD müttefik olarak değerlendiriyor. Menbiç’te ortak devriye anlaşması yapılsa dahi Türkiye ve ABD’nin uzlaşmalarının kısa sürede yeni krizlerle rayından çıkması büyük olasılık.
Kürtlerle ilgili konuda ise, Putin ve Trump zirvesi ve sonrasında gerçekleşecek müzakere süreçleri ile şekillenecek bir dönem bekleniyor. Şam’dan “Bütün seçenekler masada” açıklamaları yapılsa da Kürtlerin de Şam’ın da müzakereye açık olduklarına dair açıklamalar da yaptıklarını gözden kaçırmamak gerek.
Suriye için önümüzdeki günlerde diplomasi koridorlarının sert mücadelelere sahne olacağı günler yaşanacak gibi görünüyor. Sürece taraf ülkelerin ajandaları ve hedefleri az çok kestirilebilir. Peki Türkiye ne yapacak?