HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, muhalefetin sınırötesi operasyonlara destek vermemesi gerektiğini belirterek “Bu oyuna gelmeyin, savaş politikalarıyla, çözümsüzlükle gidilecek yol sefalettir, faşizmin kurumsallaşmasıdır” dedi.

Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan Sancar’ın gündeminde cezaevlerinden gelen ölüm ve işkence iddiaları haberleri, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde devam eden sınır ötesi askeri harekat ve siyasetteki gelişmeler vardı.
Cezaevlerindeki hak ihlallerine tepki gösteren Sancar, iktidarın Türkiye’yi ‘cezaevi toplumuna’ dönüştürmek istediğini söyledi.
İktidarı ‘zindan rejimine dönmüş’ olmakla suçlayan Sancar, ‘cezaevlerinde ölümle sonuçlanan hak ihlalleri, hukuksuzluklar, infaz yakmalar, hasta mahkumları ölüme terk etme politikası yaşandığını’ belirtti.
Silivri Cezaevi’nde işkence sonucu yaşamını yitirdiği iddia edilen ve görüntüleri yayınlanan Ferhat Yılmaz’ı hatırlatarak, şunları söyledi: “İdare işkenceyi ısrarla saklamaktadır. Buradan çok açık sesleniyoruz. Silivri 5 No’lu Cezaevi müdürü derhal görevden alınmalı. İşkenceye karışan tüm görevliler hakkında ivedilikle soruşturma başlatılmalı. 12 Eylül’ün Diyarbakır Cezaevi’nde başlatıp bütün ülkeye yayılan zulüm, baskı ve vahşet rejimi yayılmaya devam ediyor.”
IKBY’deki PKK hedeflerine yönelik askerî harekâtın eleştiren Sancar, sınır ötesi operasyonlarla savaş düzeni içinde tutma politikasının hedeflendiğini savundu.
‘Çok yönlü hesap’
İktidarın operasyonlarla çok yönlü hesaplarının olduğunu belirterek, bu hesaplardan birinin de ülkedeki siyaseti yeniden dizayn etme olduğunu söyledi.
İktidarın ülkenin bekasını gerekçe göstererek propaganda yaptığını, ancak iktidarın tek düşüncesinin kendi bekası olduğunu öne sürdü.
Türkiye’deki muhalefet partilerinin savaşla hizaya getirilmek istendiğine vurgu yaptı: “Bizim dışımızda demokrasi ve barış isteyenlerin dışında herkesi sessizce bu cephede yer almaya mecbur ediyorlar. Hiç kimse bu politikalara mecbur değil.”
Muhalefete seslendi
Muhalefete geçmişten ders çıkarmaya çağırarak, iktidarın politikalarının doğuracağı sonuçları görmelerinin gerekliliğini hatırlattı: “Her sınır ötesi operasyondan sonra iktidarın arkasına dizilme alışkanlığının bu ülkede bu düzeni kalıcı hale getirmekten başka sonuç yaratmayacağını bir kez daha hatırlatıyoruz. Bu oyuna gelmeyin, savaş politikalarıyla, çözümsüzlükle gidilecek yol sefalettir, faşizmin kurumsallaşmasıdır.”
Muhalefeti uyaran Sancar, bir arada durulmaması halinde ağır bedeller ödenebileceğini söyledi. Demokratik çözüm konusunda ısrarcı olacaklarını, müzakere ve demokratik siyaseti savunmaya devam edeceklerini dile getirdi, herkese şapkalarını önlerine koyarak düşünmeye çağırdı.
‘Dur diyeceğiz’
Sancar sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaş politikaları devam ettikçe yoksullaşma da artacaktır. Savaşa ayrılacak her kaynak bir avuç çevreyi daha da zengin etmekte, bu iktidarın kendini sürdürme heveslerini güçlendirmekte ama bu ülkeyi acılara sürüklemektir. Savaş politikalarını ‘Dur’ diyeceğiz.
Neyin çözüm olmadığı çok açık ortadadır. Çözüm olmayan şey 40 yıldır tekrar eden bu politikalardır. Çözümse diyalogdur. Müzakeredir. Demokratik siyasettir. Biz bunun için buradayız.
İktidarın kurduğu oyun sahasının içinde kalan herkesin iktidarın bu ülkeye yaşatacağı acıların ve yoklukların da ortağı olacaktır.
Bu ülkeye Suriye iç savaşı başladığından bu yana çok sayıda insan sığındı. Bugün insanların yaşadığı şartları göz ardı eden ama daha önemlisi ülkelerini neden terk etmek zorunda kaldıkları meselesinin üstünü örten anlayış nefret politikalarına yönelmiştir.
‘Sığınmacıların başlıca sebebi’
IŞİD’e, ÖSO çetelerine sınırlarını açan, akın akın oraya gitmelerini sağlayan, Kürtler kazanım sağlamasın diye işgale başvuran, Afrin’i işgal eden iktidar politikaları bugün bu ülkede bu kadar sayıda insanın sığınmacı olarak bulunmasının başlıca sebebidir.
Vatan millet edebiyatı yapacaklar, toplumu susturacaklar, hesapları bu. Suç ekonomisi, kirli ilişkiler, soygun, talan ve rant yürütecekler. Suç ekonomisine de savaş politikasına da mahkûm değiliz. Bunu durduracak gücümüz var, durduracağız.
Bir insanın ya da insanların köklerinin olduğu yerleri terk etmek için çok önemli sebeplerinin olması gerekiyor. Bu sebeplerin başında da savaşlar geliyor.”