Hayri Kozanoğlu: Millet ittifakı ortodoksi yolunda

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kemal Kılıçdaroğlu Temmuz 2020’de kurultay öncesi “yeni devletçilik” konulu bir makale kaleme almış, “Hazine garantili işletmeler kamulaştırılacak” ifadesini kullanmıştı. Meral Akşener ise “Tiksindirici borçlar” kavramını ortaya atmış, AKP dönemindeki döviz borçlarının gözden geçirileceğini söylemişti. Bunlar umut verici açılımlar olarak kayda geçti.

Ne var ki, 6’lı Masa’nın kurulması ile birlikte Millet İttifakı’nın (Mİ) sözcüleri AKP’nin gündelik ekonomik uygulamalarını eleştirmek dışında henüz programatik bir açılım sunabilmiş değiller. CHP’nin dönemin Hazine Müsteşarı sözcüsü dahil, Mİ’nin ekonomi kurmaylarının bir Derviş devri nostaljisi içinde olmaları, Merkez Bankası bağımsızlığı, enflasyon hedeflemesi, yapısal reformlar gibi neoliberal dogmalara sıcak yaklaşmaları dikkat çekiyor. Son dönemlerde ana akım medyada çokça görüşlerine başvurulan akademisyenler/uzmanlar hep piyasa ekonomisi savunucuları oluyor. Aklın yolu birdir, ekonominin teknik prensipleri vardır, tüm dünyada denenmiş “makul” politikalardan sapılmaması gerekir gibi yavan söylemlerle aslında Ortodoks ekonomi politikalarına işaret ediyorlar.

Hayri Kozanoğlu’nun yazısı