Halil Kağan Öyken: Kredi kartı limitleri, fiilen maaşın yerini almış durumda

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Eskiden kırmızı çizgi, eksi bakiyeye düşmekti. Bugün hane bütçesinin kırmızı çizgisi asgari ödeme tutarı. Birçok hane için finansal planlama, borcu kapatmak üzerine değil. Asgariyi aksatmamak üzerine kurulu. Asgari ödendiği sürece sistem çalışıyor, kart kapanmıyor, hayat akıyor. Ama borç da küçülmüyor. Aksine katmanlaşıyor. Bu yapı sürdürülebilir mi? Yanıt: Hayır. Ama şimdilik idare edilebilir mi? Yanıt: Evet. O zaman devam… İşte tam da bu yüzden kredi kartı limitleri, fiilen maaşın yerini almış durumda.

Kredi kartı borçlarının hızla artması, tek başına harcama çılgınlığı göstergesi olarak kabul edilemez. Aksine, gelirin hayatı karşılamadığının en net işaretlerinden biridir. İnsanlar keyiften değil, zorunluluktan borçlanır. Elbette, kimse gıdayı, faturayı, yakıtı eğlence olsun diye karta yüklemez.

Bu tablo bize; gelirlerin giderlere yetişemediğini, nakit akışının zayıfladığını, orta sınıf aşağı doğru esnemeye başladığını, borcun geçici refahın taşıyıcısı hâline geldiğini söylüyor.

Limitlerin yeni asgari ücret hâline gelmesi, sistem için bir uyarıdır. Çünkü borçla çevrilen tüketim, öyle ya da böyle bir noktada tıkanacak. Faiz yükselir, ödeme gücü düşer, zincir kırılır. O noktada sorun bireysel olmaktan çıkar, toplumsal bir hâle gelir. Bu yüzden mesele kredi kartı değil; kartın neden bu kadar hayati olduğudur. 

Halil Kağan Öyken’in yazısı