15 Temmuz’un iktidar bloku kadar muhalefetin de dengesini bozduğu apaçık. Bu denge kaybının arkasında adımları hesaplanmış bir siyasi stratejinin olmaması yatıyor. OHAL şartlarında kamusal alanda bireysel ya da kolektif söz ve eylem üretmek ciddi bir cesaret işi haline geldi. Fakat tüm bunlara rağmen yakın tehlikeleri hesaba katarak demokratik bir siyasi hat oluşturmak şart.
Nedir bu yakın tehlikeler? OHAL’in uzatılarak tasfiye ve tutuklamaların muhalifleri içerecek şekilde genişlemeye devam etmesi. Yeni KHK’lerle bürokratik yapının parlamento hiçe sayılarak yeniden dizayn edilmesi. Suriye müdahalesinin derinleşerek TSK’nin kara güçlerinin savaşın aktif parçası olması ve can kayıplarının artması. IŞİD’in Türkiye’deki sansasyonel terör eylemlerini arttırması. Belediyelere kayyım atanmasının ardından Kürt milletvekillerini hedef alan tutuklamaların gerçekleşmesi. PKK saldırılarının devam etmesi. Etnik gerilimin ve çatışmanın derinleşmesi…