Türkiye’de yılın ilk çeyreğinde 12 bin 928 deprem oldu; günlük ortalama sarsıntı sayısıysa 117.

Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, bu depremleri Anadolu Ajansı’na (AA) değerlendirdi.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu belirten Özmen, “İki günde bir 4’ten büyük, 27 günde birse 5’ten büyük depremle ülkemiz sarsıldı” dedi.
Depremlerin yüzde 40’ı iki ilçede
Afet yönetimi uzmanına göre 20 yıllık ortalamaya bakıldığında bu yılın ilk çeyreğindeki deprem aktivitesi, ortalamanın bir miktar üzerinde:
“Geçen yıldan bu yana Balıkesir’in Sındırgı ve Kütahya’nın Simav ilçelerinde meydana gelen depremler de Türkiye genelindeki bu ortalamayı yükseltti.
12 bin 928 depremin yüzde 30’u Sındırgı’da, yüzde 8,1’iyse Simav’da meydana geldi. Depremlerin yaklaşık yüzde 40’ı bu iki bölgedeki sismik hareketlilikten kaynaklandı.”
Sındırgı’da 10 Ağustos’ta ve 27 Ekim 2025’te 6,1 büyüklüğünde iki deprem olmuş, her iki depremde bölgedeki bazı yapılar hasar görmüştü. İlk depremde bir kişi hayatını kaybetmişti.
İlçe yaklaşık sekiz aydır sallanıyor. Bu nedenle uzmanlar kentteki durumu ‘deprem fırtınası’ olarak adlandırıyor.

En büyük deprem Tokat’ta oldu
Yılın ilk çeyreğinde büyüklüğü 5’in üzerinde dört deprem meydana geldi. En büyük deprem 5,5’le 13 Mart’ta Tokat’ın Niksar ilçesinde kaydedildi. Van’ın Tuşba, Denizli’nin Buldan ve Balıkesir’in Sındırgı ilçelerinde de 5’ten büyük depremler oldu.
‘Dikkat çeken’ depremler
Özmen’e göre Trabzon’un Ortahisar ilçesiyle, Ankara’nın Haymana ilçesindeki depremler de dikkat çekici. Ortahisar’dakinin büyüklüğü 3,8; Haymana’dakininse 4,1.
Afet yönetimi uzmanı, şöyle devam etti:
“Akdeniz açıklarında, Antalya Körfezi çevresinde görülen hareketlilik de dikkat çekti. İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde 1 Nisan’da kara sınırları içinde meydana gelen 2,6 büyüklüğündeki deprem de nüfus yoğunluğu nedeniyle ayrıca önemli.”
Diri fay sayısı 600’ü geçti
Özmen ardından Türkiye’deki diri fay sayısıyla ilgili konuştu:
“AFAD ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü yeni çalışmalarda, kara sınırları içindeki diri fay sayısının 600’ü geçtiği tespit edildi. Bu 2012’de yaklaşık 500’dü.
Denizel alanlar ve komşu ülkelerdeki fayların da eklenmesiyle toplam sayı 1000’e yaklaştı. Bu kadar yoğun diri fay ağına sahip bir ülkede depremlerin yaşanması son derece normal.
‘Bölgedeki risk küçümsenmemeli’
Son dönemde en dikkat çekici sismik hareketlilik Sındırgı ve Simav çevresinde görüldü. 10 Ağustos 2025’ten bu yana Sındırgı’da 26 binin üzerinde, Simav’daysa 6 bine yakın deprem meydana geldi.
Bu depremler magmatik sokulumlara bağlı olarak değerlendirilse de bölgedeki deprem tehlikesinin ortadan kalktığı söylenemez. Hareketlilik bölgede daha ayrıntılı bilimsel çalışmalar ve gözlemler yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Simav Fay Zonu’nun 6,5-7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna ilişkin bilimsel çalışmalar ve resmi raporlar var. Bölgedeki riskin küçümsenmemesi gerekiyor.”