Gülse Birsel: 'Batılı olalım' derken şimdi 'Vahşi Batı'ya dönüşüyoruz!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Adana’da ‘Kebap ve Şalgam Festivali’ni pompalı tüfekliler basıp içki içenlere saldırdı! Yine Adana’da, kardeşi dayak yedi diye bir pompalı tüfekli okul basıp öğrencilere ateş etti. Konu Adana değil, Adana canımız. Konu ülkedeki ruhi iklim. Tüfekli, döner bıçaklı, sopalı magandalar altın devirlerini yaşıyor!

Siyasetin bakışı ve dili bunları neredeyse meşru hale getiriyor! Üzerine koy bir de adalete güvensizliği. Bir zamanlar “Batılı olalım”, yakın dönemde “Doğulu köklerimize dönelim” derken, şimdi ‘Vahşi Batı’ya dönüşüyoruz!

Kanun ve polis tarafsızlığını kaybetti algısı yükseldikçe (ki haksız bir algı değil) ceza mekanizmasına güven de, ondan korku da kalmıyor. Küfür eden, iftira atan, sopayla saldıran, kendini güçlü tarafta hissediyorsa bu zorbalığı hak olarak görüyor! Cahillik, kabalık, şiddet, Türkiye tarihinde ilk kez yükselen değer!

Zarafet, tahammül, incelik, empati yok oluyor. “Asarız keseriz”de kimliğini bulan genç, fanatik kalabalıklar yetişiyor.
Gelecekte Türkiye’de en büyük sorunlardan biri, belki de Suriyeli genç göçmenlerden çok, onların da içinde büyüyeceği bu zihniyet deformasyonu olacak.

Gülse Birsel’in yazısı