Ama bu turnuva vesilesiyle farklı bir konuya değinmek istiyorum asıl. Daha açılış maçında TRT spikeri “Top toplayıcılar kız çocukları olduğu için toplar sahaya geç geliyor” diye hüküm veriverdi. Sonra A Spor muhabirinin, Almanya’nın elenmesi üzerine pek esprili(!) bir şekilde “Her genç kızın başına gelebilecekler Almanya’nın da başına geldi ve dokunulmazlıkları bitti” şeklindeki skandal sözleri hem de medya seviyesinde kadına bakışımızı gözler önüne seriverdi.
Yıllardır tribünlerin kadın cinsiyetini aşağılayan küfürlerine tepkimi dile getirdim durdum. Rakip takım sahaya çıkarken “…….. kocan geliyor” tezahüratı küfürden ziyade esprili bulunur mesela.
Şimdi çerçeveyi genişletelim. Farklı olanı dışlayan bir iktidar pek zavallı bir iktidar değil mi? Şiddetten başka bir şey üretmeyen bir iktidar değil mi? Kadınlara ve çocuklara yönelik bir saldırı, cinayet, şiddet eylemi manşetlere yansıdığında, idam çığlıkları atacağınıza bunu sorun kendinize. Maçlarda kadını aşağılayıcı tezahüratlara katıldığınızda aslında neye katıldığınızı sorgulayın. Kadınları ‘renkli görüntü’ olarak etiketlediğinizde özgür ve demokratik bir ülke olarak mı, yoksa barbar bir ülke olarak etiketleneceğinizi düşünün.
Çünkü gelişmiş bir ülke olmanın olmazsa olmaz tek bir kriteri var: Kadınlar, çocuklar ve özellikle ergenlik çağındaki genç kızlar kendilerini ne kadar özgür ve rahat hissediyor orada. Bitirmeden… Kadın voleybolcularımız FIVB Uluslar Ligi’nde dünya ikincisi oldu…. Haberiniz var mı renkli görüntücüler! Her genç erkeğin başına gelemiyor bu maalesef.