Grip ve soğuk algınlığı tedavisi için kullanılan bazı ilaçlar, özellikle hipertansiyon hastalarında ciddi tansiyon yüksekliğine neden olabiliyor.
Enfeksiyonların yükseldiği aylarda, acil servislere yüksek tansiyon şikâyetiyle başvuranların dikkat çeken bir ortak özelliği var: kısa süre önce enfeksiyonlarını tedavi etmek için aldıkları ilaçlar.
Bunların pek çoğu tek bir ilaçtan oluşmuyor. Çoğu ağrı kesici, ateş düşürücü, anti alerjik, öksürük baskılayıcı ve burun açıcıyı aynı anda içeren kombinasyonlar halinde satılıyor. Uzmanlar, özellikle bu kombinasyonlardaki burun açıcı (dekonjestan) maddelere dikkat çekiyor.
Bir poşet bile yükseltmeye yetebiliyor

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şervan Gökhan, enfeksiyon sıklığının en yüksek seviyeye ulaştığı bu aylarda acil serviste, yüksek tansiyon şikâyetiyle başvuran hastalarda bu tabloya sık rastlandığını söyledi.
Hastaların önemli bir kısmının kısa süre önce soğuk algınlığı ilacı kullandığını ifade ettiğini belirten Gökhan, “Acil serviste hastalardan, ‘Hocam grip geçiriyorum, bir poşet soğuk algınlığı ilacı içtim, tansiyonum çok çıktı’ cümlesini sık duyuyoruz. Bu nedenle acil başvurularda bu ilaçların kullanılıp kullanılmadığının mutlaka sorgulanması gerekiyor” dedi.
Bu ilaçlar reçetesiz satılıyor. Reçetesiz ilaçların tamamen güvenli olduğu, yaygın ancak yanlış bir bilgi. Aksine bunların tek dozları bile tansiyonu yükseltmeye yetebiliyor.
İlaçlar grip ve soğuk algınlığı belirtilerine yönelik geçici bir rahatlama sağlasa da özellikle hipertansiyonu olan hastalarda içerdikleri bazı etken maddeler nedeniyle damarlarda daralmaya yol açabiliyor. Gökhan, şunları söyledi:
“Bu durum da ciddi tansiyon yükselmelerine neden olabiliyor. İlaçların masum olmadığını unutmamak gerekiyor.
Özellikle risk grubunda, bilinçsiz ilaç kullanımı ciddi sonuçlar doğurabilir. Grip ve soğuk algınlığı ilaçları kullanılmadan önce mutlaka hekime veya eczacıya danışılmalı.”
Burun açıcı ve ağrı kesicilere dikkat
İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cafer Zorkun, özellikle burun açıcıların (dekonjestan) içeriğinin tansiyon açısından önemli olduğunu belirtti: “Bunlar psödoefedrin, fenilefrin, oksimetazolin, nafazolin vb. etken maddeli ilaçlar. Bu grup özellikle ‘sinüs, burun tıkanıklığı, nazal dekonjestan’ibareli kombinasyonlarda bulunuyor.”
Etkileri kişiden kişiye değişse de steroid olmayan ağrı kesici, ateş düşürücü, anti enflamatuvarlar da bazı kişilerde hem tansiyonu yükseltebiliyor hem de sıvı tutabiliyor. Bu grupta ibuprofen, naproksen vb. gibi (tuz içeren kombinasyonlar) bulunuyor.
Parasetamol (asetaminofen) içeren ateş düşürücü ve ağrı kesici ürünleri de dikkatli kullanmak gerekiyor. Bilhassa karaciğer hastalığı, alkol kullanımı gibi sorunlar varsa.
Kalp yetersizliğini alevlendirebiliyor
Zorkun, ilaçların tansiyonu hangi etki mekanizması üzerinden yükselttiğini şöyle anlattı: “Dekonjestanların temel mekanizması damarları büzüştürme (vazokonstriksiyon). Burun mukozasındaki damarları büzüştürerek, şişliği azaltıyor ve burnu açıyor.
Ancak aynı etki sistemik dolaşımda da (özellikle oral ilaçlarda) görülürse, periferik damar direnci artıyor. Bu da tansiyonu yükseltebiliyor ve çarpıntı yapabiliyor.
Steroid olmayan ağrı kesici, ateş düşürücü ve antienflamatuarların kullanımındaysa, böbrekten sodyum-su tutulumu artabiliyor, damar tonusu etkilenebiliyor. Bu da tansiyonun yükselmesine, bazı hastalarda ödem ve kalp yetersizliği alevlenmesine yol açabiliyor.”
Bu belirtileri yaşarsınız ilacı kesin
Yüksek tansiyon hastası olmayanlara da aynı etkiyi yapıyor mu?
Zorkun yapabileceğini söyledi ve ekledi: “Genellikle sağlıklı ve düşük kardiyovasküler riskli kişilerde görülen kan basıncı artışı daha az. Yine de az sayıda kişide belirgin yükselmeler görülebilir. Bu nedenle ‘tamamen risksiz’ diyemeyiz.”
İlk kez kullananların çarpıntı, huzursuzluk, uykusuzluk, baş ağrısı gibi yan etkileri yaşaması halinde ilacı kesip yardım alması gerekiyor.
Söz konusu ilaçların istenmeyen etkilerinin görülmesi aşağıdaki gruplarda daha sık ve ağır olabiliyor:
- Kontrolsüz veya ağır hipertansiyon hastaları,
- Koroner arter hastalığı geçirenler,
- Aritmi öyküsü ve çarpıntıya yatkın olanlar,
- Kalp yetersizliği hastaları,
- Diyabet, hipertiroidi, glokom, prostat büyümesi hastaları,
- Bazı antidepresanları (MAO-İ grubundakiler) kullananlar,
- Böbrek hastaları,
- İleri yaştakiler, çok sayıda ilaç kullananlar.
Dinlenmek, bol sıvı almak da yetebilir
Zorkun, kombire ürün yerine, tek belirtiye yönelik ürünlerin seçilmesinin daha doğru olduğunu belirtti: “Etiketlerde ‘dekonjestan, psödoefedrin, fenilefrin, oksimetazolin, naphazolin ’kelimeleri aranmalı. Hipertansiyon veya kalp hastalığı olanlar bunları kullanmaktan kaçınmalı ya da hekime başvurmalı. En düşük etkili dozu, en kısa süre kullanma kuralı unutulmamalı.”