Gözde Bedeloğlu: Olası değişimden korkuyorlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Belirsizlik, bizzat iktidarın yöntem ve tercihleriyle derinleşiyor olsa da; etnik, dinsel vb kimlikler, sosyal, kültürel farklar, ekonomik uçurumlar gibi birikmiş sorunların çözümüyle ilgili toplumda kalıplaşmış önyargılar var. Bana kalırsa bu yargıların başında liderliğe bakış, liderlik tarifi geliyor. Kontrolden çıkan bütün bu meseleleri kim ve nasıl yeniden rayına oturtabilir? En iyisi ‘sofrayı kuran kaldırsın’, masayı dağıtan, toplamasını da bilir. Etrafı ‘düşmanla’ çevrilmiş ülkemizde ‘macera aramaya’ gerek yok. Bize yine ‘yumruğu masaya vuran bir lider’ gerek. Bu düşünce biçimini şekillendiren tedirginliğin sebebi değişimden korkmak. Ancak bu korkuyu giderek yükselten de elbette değişim zorunluluğun ta kendisi. Aranan o ‘yeni lider ve yöntemin’, kimsenin elindekini daha da azaltan bir araca dönüşmeyeceğinden emin olmak isteyen genişçe bir kesim var. Kılıçdaroğlu’nun 21 yıl sonra Türkiye’ye getireceği olası değişimden korkuyorlar. Umudu paramparça edilmiş, daha kötüsüne alıştırılmış insanlar mevcudun korunmasını ‘daha iyi ve güvenli’ buluyor. Kısaca, 2023 seçimleri demokrasi ve otokrasi arasındaki bir referandum olduğu kadar, değişimden korkanlar ile korkmayanlar arasındaki tercihin bugünkü sonucunu da gösteriyor. Elbette bir final değil. 

Gözde Bedeloğlu’nun yazısı