Ah Enes’ler ne çok bu ülkede! “Aileme söyleyemiyorum çünkü her şeyi yapma potansiyeli taşıyorlar” diyerek tarif ettiği o korku ve baskının atası olan devlet hepimizin başında. Ailenin, en doğrusunu bildiğini iddia ederek Enes’e dayattığı o yaşam biçimi hepimizin önünde. Onun nefesini kesen katı cemaat kurallarına aslında hepimiz tabiiyiz. Çünkü Türkiye, foseptiği patladığı halde kimsenin midesi bulanmıyormuş gibi dolandığı koca bir kasabaya ve gençlerin geleceğini, iradesini gasp eden büyük bir cemaate benziyor. Konuşan da Enes’in babasından daha fazlası, devletin ta kendisi. Bu, çocuklarını yemekten asla vazgeçmeyen devlet babanın hikâyesi.